Düşündüren Cevaplar
Lafı uzatanlara ne yapmak lazım diye Farabi'ye sormuşlar, şöyle demiş.
-Uzun konuşanı kısa dinlemeli.
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi'nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir gazeteci sorar.
-Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak icin yeterli miydi?
Gandi, hiç aldirmadan cevap verir:
-Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.
Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp,
-Ustad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.
Necip Fazıl, okudugu kitaptan başını kaldırmadan:
-Ne diye vapura bindin ki, yüzerek karşıya geçsene.
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü olan Galile'ye hasımlarından biri,
-Ustad, demiş. Kulaklarıniz bir insan icin biraz büyük degil mi?
-Gallie, dogru, demiş. Benim kulaklarım bir insan icin biraz büyük ama, seninkiler de bir eşşek icin fazla kücük sayılmaz mı?
-İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiginde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunlari gorunce dayanamayıp:
-Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca,
-İncili Çavuş: Osmanlılar, adama gore adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.
-Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart'ı bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek,
-Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye başlayınca, Napolyon:
-Evet demiş, onlar parmakla alınabılseydi dedigin gibi yapardım.