Gönderen Konu: Ders alınacak yazılar  (Okunma sayısı 11135 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fenasi Kerim

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 20
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #15 : Nisan 10, 2007, 02:22:03 ÖS »
@ Manu

+1

Bende Hz. ALi ile ilgili bişi biliyorum.

Bigün savaşta Hz.Ali iri cüssesiyle düşmanını yere yatırır ve tam öldürecekken , yerdeki adam Hz.Ali'nin suratına tükürür. Hz Ali bu adamı bırakır. Daha sonra savaş sırasında yine bu adam denk gelir ve Hz. Ali tam öldürücekken adam tekrar tükürür ve Hz.Ali yine bırakır adamı ve adam sorar. Ya Ali neden öldürmedin beni ? .

Hz.Ali eğer ben seni tükürdükten sonra öldürseydim kendi nefsim için öldürmüş olucaktım der eğer tükürmeden önce öldürseydin cihad için allah için öldürmüş olucaktım ve bu helaldir der.

Yani adamlarda ar , namus vicdan kalmamış. DÜnyanın çivisi çıktı . Allah sonumuzu hayır etsin.
ok yakında ...!!!

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #16 : Nisan 10, 2007, 04:48:58 ÖS »
Kör Kuyu

Günlerden bir gün; köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine
düşmüş.
Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak
dökülmüştü.
Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin
ağırlığını çekemedi ve güm.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır
söylemesi, anırdı yani.
Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.
Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış.
Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız
köylüleri yardıma çağırdı.
Ne
yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.
Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.
Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü.
Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi .
Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.

Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Ne bazeni, çoğu zaman.

Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.

Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve
kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.

Kör kuyuda olsak bile...

Çevrimdışı Fenasi Kerim

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 20
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #17 : Nisan 10, 2007, 05:23:00 ÖS »
Bide birileri bize nasıl silkelenceğimi sölese dahada süper olur aslında.

Süpersin üstad dewam :wink:
ok yakında ...!!!

*Blade De'Nogua

  • Ziyaretçi
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #18 : Nisan 10, 2007, 09:26:13 ÖS »
Paylaşımlar için teşekkürler.

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #19 : Nisan 11, 2007, 04:13:30 ÖS »
Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu.

Onlara dedi ki: İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında:

Bu kurtlardan birisi; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı,
açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık
duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil
ediyor.

Diğeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği,
dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu,
anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor.

Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.

Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler ve içlerinden biri
büyükbabasına, "Hangi kurt kazanacak?" diye sordu.

Yaşlı Cherokee kısaca cevapladı. "BESLEDİĞİNİZ"

Çevrimdışı Efram

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 725
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #20 : Nisan 12, 2007, 01:49:18 ÖS »
İkisinide aynı anda büyütenler warmıdır. Üstad seni yakındna takip ediyorum yazılar süper.
Yahu nasıl bir milet bu yoğurt'a su katıp ayran diye satıyorlar.

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #21 : Nisan 12, 2007, 01:55:42 ÖS »
Teşekkür ederim herkese. Akşam online olamayacağım için bugünkü alıntıyı şimdi yazıyorum.

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #22 : Nisan 12, 2007, 01:58:29 ÖS »
Çar ve İşçi


Bir defasında Rus çarı at arabasıyla ülkesini dolaşıyormuş.

Araba yoldaki kanal inşaatının önünde durmak zorunda kalmış.

Yolunun üzerinde kanal kazan işçiler, Çar'ın arabasını görünce heyecanla irkilmişler.

Çar arabadan inmiş ve kan ter içinde kalan bir işçiye sormuş:

"Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kalıyorsun peki iyi para
kazanabiliyor musun?"

"Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim diye yanıt vermiş işçi.

"Yani ne kadar " diye tekrar sormuş Çar.

İşçi başını öne eğmiş ve şöyle yanıt vermiş;
"Borçlarımı ödeyebiliyorum, gelecek için faize yatırabiliyorum, kalanı ile de hergün sıcak tasda yemek yiyebiliyorum efendim "

Çar çok şaşırmış,

Ülkede bu kadar az para kazanan, boğaz tokluğuna çalışan bir kanal işçisi nasıl olurda bu kadar az parayı, bu kadar çok yerde, bu kadar verimli kullanabilir diye merak etmiş.

Dayanamadan tekrar sormuş:

"Peki paranı nasıl yettirebiliyorsun da bu kadar faydalı işe fırsat
bulabiliyorsun?"

İşçi yanıt vermiş:

"Babama bakıyorum: Bu eski borçlarımı ödediğim anlamına gelir.

Oğlumun nafakasını çıkarıyorum: Bu ise gelecek için yatırım yaptığım anlamına gelir. Yani böylece paramı faize yatırmış oluyorum.

Hergün bahçemde tek yetişen sebzeyi lahanayı yiyoruz: Olsun!! Lahana da sıcak yemektir. Karnımız doyuyor sevgili Çarım" demiş.

Çar fakir işçinin verdiği yanıttan çok etkilenmiş ve hemen onu bir kese altınla ödüllendirmiş. Saraya döndükten sonra ise akıllı işçinin sözlerini, bir bilmece olarak yaverlerine sorup onları sınamış.

Kıssadan Hisse: Hayat sizin ona baktığınız yönde güzeldir.

Çevrimdışı Efram

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 725
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #23 : Nisan 12, 2007, 02:04:24 ÖS »
Hastalandıklarında aileme bakıcağım aklıma gelirdide eski borçlarımı ödemek manasında onlara bakmak hiç aklıma gelmezdi. Buda süper üstad.
Yahu nasıl bir milet bu yoğurt'a su katıp ayran diye satıyorlar.

Çevrimdışı Tina+-

  • Üye
  • **
  • İleti: 278
Saray Bosna Fermanı
« Yanıtla #24 : Nisan 12, 2007, 04:09:18 ÖS »
Fatih Sultan Mehmetin'in Saray Bosna Fermanı


Dünya Fatihi, Haşmetli ve Ulu Sultan'ın imzalı ve parlayan mühürlü fermanı aşağıdadır.


            "Ben Fatih Sultan Han, bütün dünyaya ilan ediyorum ki;
kendilerine bu padişah fermanı verilen bosnalı Fransiskenler
himayem altındadır ve emrediyorum:
            Hiç kimse ne bu adı geçen insanları nede onların kiliselerini
rahatsız etmesin ve zarar vermesin. İmparatorluğumda huzur
içerisinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen insanlar, özgür
ve güvenlik içerisinde yaşasınlar. imparatorluğumdaki tüm
memleketlere dönüp korkusuzca manastırlarına yerleşsinler.
           Ne padişahlık eşrafından, ne vezirlerden veya memurlardan,
ne hizmetkarlarımdan, ne de imparatorluk vatandaşlarından hiç
kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar
vermeyecektir.
          Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mallarına ve kiliselerine
saldırmasın, hor görmesin veya tehlikeye atmasın. hatta bu insanlar
başka ülkelerden birisini getirse onlarda aynı haklara
sahiptir.
          Bu padişah fermanını ilan ederek burada, yerlerin göklerin
yaratıcısı ve efendisi Allah, Allah'ın elçisi aziz Peygamberimiz
Muhammed ve 124 bin peygamber ile kuşandığım kılıç adına yemin
ediyorum ki; emrime uyarak bana sadık kaldıkları sürece tebaamdan
         hiç kimse bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaktır."

                                                  28 Mayıs 1463 Milodraz
trl+W

Çevrimdışı Gray D.Solar

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 2818
  • Whiplash!
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #25 : Nisan 12, 2007, 06:41:54 ÖS »
Hastane odasında 2 tane hasta yatıyormuş
Biri cam kenarında diğeri camdan uzakta. Camdan uzakta olan diğerine her gün camdan bakıp gördülerini camdan uzakta olan arkadaşına anlatıyormuş. Ağaçlar var diyormuş yemyeşil, kuşlar uçuşuyor , kelebekler uçuşuyor , papatyalar açmış diyormuş . Harika bir güneş var diyormuş . Çocuklar parkta oynuyolar , koşuşturuyorlar diyormuş , iki sevgili elele tutuşmuş bankta oturuyorlar diyormuş.

Camdan uzakta yatan hayal edip gülümsüyormuş , ne güzel diyormuş...

Bir gece, cam kenarındaki hasta ağırlaşmış kıvranıyormuş , "Yardım et bana" diye zar zor çıkan sesiyle diğerini uyandırmış. "Hemşirelere haber ver lütfen" demiş. Camdan uzakta olan hasta uyanmış , bakmış ki cam kenarındaki iyice ağırlaşmış ama arkasını dönüp tekrar yatmış ; çünkü cam kenarında gözü kalmış . Tek dert ettiği şey cam kenarında yatmakmış Ve cam kenarındaki hasta o gece inleye inleye ölmüş. Ertesi sabah uyanmış camdan uzakta olan hasta. Bakmış cam kenarındaki yatak boş , bunun ardından pis pis sırıtmaya başlamış... Artık oraya geçmesi için hiç bi engel yok ya... Sonra hemşireler gelmiş. Hasta , "ben cam kenarına geçmek istiyorum "demiş ve  hemşireler hastayı cam kenarına geçirmişler. Bin hevesle cama doğru uzanmış, ama camdan görünen sadece kırmızı kiremitli bi duvarmış... Anlamış ki aylarca yalan sölemiş cam kenarında oturan arkadaşı, ama amacının kendisini mutlu etmek olduğunuda anlamış. Sonra pişmanlık dolu bakışlaryla dalmış kırmızı kiremitli duvara...
Emekli Elder Craft of, Twilight Zone
Geri döndü!

www.twilightuo.com

Çevrimdışı Asure

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 506
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #26 : Nisan 12, 2007, 08:51:00 ÖS »
Micheal Jordan lisedeyken basketbol takımına girmek istemiş ama basketbol koçu onun çok küçük olduğunu söyleyip takıma almamış.Bunun üzerine Micheal eve gitmiş direk odasına çıkmış,bi terslik oldugunu anlayan annesi Micheal'ın yanına çıkmış.Micheal olanları annesine anlatmış.Annesi:''Önemli Olan Takımda Ne Kadar Küçük Oldugun Degil,İçindeki Takımın Ne Kadar Büyük Oldugudur.''.Sonrası Micheal gaza gelmiş,gersini biliyorsunuz ztn.
Belki lisedeki koçum benide takıma almasaydı bende micheal jordan gibi olacaktım;tek suçlusu koçum :D

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #27 : Nisan 12, 2007, 09:10:36 ÖS »
Alıntı yapanlara teşekkür ederim, güzel paylaşımlar. Benim dışımda yazanları görebildim sonunda, biraz daha ilgi görsek keşke.

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5041
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #28 : Nisan 12, 2007, 09:50:57 ÖS »
Hayat nedir? Ne değildir?


Hayat;
Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın,
çıkıyor olduğun veya çıkacağın demek de değildir.
Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın,
kimlerin seni sevdiği de değildir.

Hayat;
Ayakkabıların, saçın, derinin rengi de değildir.
Nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.

Aslında hayat; notlar, para, giysiler,
girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.

Hayat;
Kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk, şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.

Hayat;
Kıskançlığı yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Ne dediğin ve ne demek istediğindir.
İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi hayatı, başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.


İşte hayat bu seçimden ibarettir.



İnsanların en acizi dost edinemeyen,
ondan daha acizi ise dost kaybedendir.

Çevrimdışı [MG]

  • Üye
  • **
  • İleti: 274
  • Alexander
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #29 : Nisan 12, 2007, 09:59:29 ÖS »
Hepsini tek tek okuyorum ama mesaj atmıyorum. Çok güzel paylaşımlar teşekkür ediyorum. :)
\__/)
(='.'=)
(")_(")