Gönderen Konu: Ders alınacak yazılar  (Okunma sayısı 12227 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tina+-

  • Üye
  • **
  • İleti: 278
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #30 : Nisan 12, 2007, 10:08:14 ÖS »
Eflatun'a iki soru sormuşlar:

"İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?

Eflatun tek tek sıralamış:

"Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için para öderler... Yarından endişe ederken bu günü unuturlar. Dolayısıyla ne bu günü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler."
trl+W

Çevrimdışı Efram

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 725
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #31 : Nisan 12, 2007, 11:50:53 ÖS »
Nasihat almam derdim bide  :thief:
Yahu nasıl bir milet bu yoğurt'a su katıp ayran diye satıyorlar.

Çevrimdışı [MG]

  • Üye
  • **
  • İleti: 274
  • Alexander
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #32 : Nisan 13, 2007, 08:47:51 ÖÖ »
‘ADAMLIK’ SÜZGECİ

Ankara’lı Hacı Bayram Veli,   Sultan II. Murat’ın saygı duyduğu bir manevi önderdi.
Hükümdar’ın Hacı Bayram’a saygısı o derece çoktu ki, onun müritlerinden vergi almıyordu.

Ama ne var ki, bütün Ankara halkı Veli’nin müridi olduğunu iddia ediyordu !

Ankara’da kimden vergi istense “Ben Hacı Bayram’ın müridiyim” deyip işin içinden sıyrılıyordu. Bunu öğrenen Hükümdar, Hacı Bayram’a mektup gönderir.
“Gerçek müritlerinizin sayısını bana bildiriniz. Müritlerinizden vergi alınmayacak” der.
Hacı Bayram, devletine saygılı bir bilge kişiydi. Kendisine bağlılığın kötüye kullanılışından da şikayetçiydi.

Sultanın mektubunu fırsat bilerek, müritlik iddiasındaki herkese “falan gün, falan yerde toplanın” diye haber saldı.
O gün Ankara halkı, şeyhlerinin davetine uyarak bildirilen yere akın ettiler.

Hacı Bayram, bir tepeciğin üzerini kurduğu kıl çadırından çıkarak kalabalığa sordu:

- Beni seviyor musunuz ?

- Elbette seviyoruz !

- Bana yürekten bağlı mısınız ?

- Canımız, kanımız senin yoluna feda olsun !
(Hani, günümüzde deniyor ya, “ Başkan seninle ölüme de gideriz ”)

- Bu gün bana inananları şu çadırın içinde bir bir kurban edip, cennete göndereceğim. Şimdi bir kişi çıksın.

Kalabalıktan bir kişi çıktı. Hacı Bayram, onu çadıra aldı.

Çadırda önceden hazırlattığı koyunlardan birini kestirerek, kanını dışarı akıttırdı.                   Dışarıdakiler, adamın gerçekten kurban edildiğini sanarak ürperdi.
Hacı Bayram dışarı çıktı. “Bir kişi daha gelsin” dedi.
Bir adam daha çıktı. Onu da çadıra alıp aynı işlemi yaptı.

Sonra dışarı çıktı, bir kişi daha istedi. İşin şakaya gelir yanı yoktu. Giden gelmiyordu. Bu defa bir şaşkınlık ve duraksama görüldü.

Yine de bir kadın öne çıktı. Hacı Bayram onu da çadıra aldı. Aynı görüntü tekrarlandı.

Dördüncü davette tek kişi çıkmadı.

Hacı Bayram, Sultan Murat’a şu cevabı verdi.

“Sultanım, vergiden bağışlamak üzere müritlerimi sormuştunuz. Benim gerçek müritlerim iki er kişi ile bir hatun kişiden ibaret üç kişidir”
Alacağımız “ibret”e gelince.

Çıkarı için ‘şöyle-böyle’ davranan insanlara alıştık da, onları süzgeçten geçiren süreç neden işlemiyor ?

Yoksa sistem ‘şöyle-böyle’ mi üretiyor ?

ZAMANIN AÇIĞA VURMADIĞI SIR KALMAZ.
\__/)
(='.'=)
(")_(")

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5044
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #33 : Nisan 13, 2007, 09:25:38 ÖÖ »
Çok güzeldi arkadaşlar paylaşımlarınız, teşekkürler.

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5044
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #34 : Nisan 13, 2007, 05:37:57 ÖS »
Birkaç yıl once, Seattle Ozel Olimpiyatları'nda, zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar. Bir hamlede başlamadılar belki ama, yarışı bitirmek ve kazanmak icin istekliydiler.

Yarış başlar başlamaz içlerinden genc bir delikanlı tökezleyip yere düstü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz yarışmacı genc delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler. Geriye dönerek genç delikanlının yanına geldiler.

İçlerinden Down Sendromlu bir kız eğilip genç delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve

"-Bu onun daha iyi olmasini sağlar" dedi.

Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine dogru hep birlikte yürüduler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar.

O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor. Çünkü ögrendikleri bir şey vardı;

HAYATTA ÖNEMLİ OLAN ŞEY SADECE KENDİMİZ İÇİN KAZANMAKTAN ZİYADE, KİMİ ZAMAN YAVAŞLAMAK ANLAMINA GELSE BİLE KENDİMİZLE BİRLİKTE DİĞERLERİNİN DE KAZANMASINA YARDIM ETMEKTİR! ...

Çevrimdışı Efram

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 725
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #35 : Nisan 13, 2007, 07:41:31 ÖS »
Tüylerim diken diken
Yahu nasıl bir milet bu yoğurt'a su katıp ayran diye satıyorlar.

Çevrimdışı Gray D.Solar

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 2818
  • Whiplash!
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #36 : Nisan 13, 2007, 11:03:56 ÖS »
Alıntı yapılan: "belalim"
Birkaç yıl once, Seattle Ozel Olimpiyatları'nda, zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar. Bir hamlede başlamadılar belki ama, yarışı bitirmek ve kazanmak icin istekliydiler.

Yarış başlar başlamaz içlerinden genc bir delikanlı tökezleyip yere düstü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz yarışmacı genc delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler. Geriye dönerek genç delikanlının yanına geldiler.

İçlerinden Down Sendromlu bir kız eğilip genç delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve

"-Bu onun daha iyi olmasini sağlar" dedi.

Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine dogru hep birlikte yürüduler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar.

O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor. Çünkü ögrendikleri bir şey vardı;

HAYATTA ÖNEMLİ OLAN ŞEY SADECE KENDİMİZ İÇİN KAZANMAKTAN ZİYADE, KİMİ ZAMAN YAVAŞLAMAK ANLAMINA GELSE BİLE KENDİMİZLE BİRLİKTE DİĞERLERİNİN DE KAZANMASINA YARDIM ETMEKTİR! ...



Tek kelimeyle:  mükemmel!
Emekli Elder Craft of, Twilight Zone
Geri döndü!

www.twilightuo.com

Çevrimdışı Tina+-

  • Üye
  • **
  • İleti: 278
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #37 : Nisan 14, 2007, 09:14:33 ÖÖ »
YARIŞ

Bir ihtiyar, yaşlandığı için kendini yormamasını ve istirahat etmesini isteyenlere şu cevabı vermiş:

`Eğer bir yarışa katılmış olsaydınız, hedefinize yaklaştığınızda yavaşlar mıydınız?`

---------------


Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın söyle seslenir:
- "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."

---------------------

Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
Sokrat, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.


---------------

Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap göndermiş:
- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."


-----------------

Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış.
Talebesi:
- "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek olunca

Eflatun cevap vermiş:

- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."

-----------

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin su karşılığı verir: - "Ben çekilirim."


-----------

Meşhur bir filozofa:

- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda:

- "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.

-----------



Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif'i küçük düşürmek ister:

- "Affedersiniz, siz veteriner misiniz?" Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:

- "Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"

-----------

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - "Sen sır saklamayı bilir misin?"diye sormuş. Vezir:
- "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde,Yavuz cevabı yapıştırmış:
- "İyi, ben de bilirim."

-----------

Bir filozofa sormuşlar:
-“Şansa inanır mısınız?"

Filozof:
-"Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle açıklayabilirdim."

-----------


LÂF

Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî'ye sormuşlar, şöyle demiş:

-`Uzun konuşanı kısa dinlemeli.`

-----------

EDEPSİZ

Cenap Şahabeddin'e:

`Şu edepsize neden bir tokat vurmadın?` dediklerinde şu cevabı vermiş:

`Eldivenim yoktu, iğrendim.`

-----------

SIPA

Köylü, yeni doğan bir sıpayı! kucağına almış evine dönerken, iki ortaokul öğrencisi kendisine takılır ve:

`Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun böyle?`

Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış görünerek cevap verir:

`Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım.`
trl+W

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5044
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #38 : Nisan 14, 2007, 04:26:19 ÖS »
Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler. Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayetlenmeye döner.
 
Misafirlerine kahve ikram eden profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz gorünenden, pahalı ve hatta cok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir ve misafirlerine kendilerine kahve almalarını söyler.
 
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:

"Farkettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.

Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç birşey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar.
 
Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz…Ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.
 
Şunu bir düşünün: Hayat kahvedir. İş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayatı tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yaşadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de.

Bazen, sadece bardağa odaklanarak Tanrı'nın sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz.

Tanrı kahveyi pişirir, bardakları değil. Kahvenizin tadına varın!

En mutlu insanlar herşeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece herşeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar. Basit yaşayın. Cömertçe sevin. Birbirinize derinden itina gösterin. Nazik olun.

Gerisini Tanrı'ya bırakın.

-Reflex Nightfall-

  • Ziyaretçi
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #39 : Nisan 14, 2007, 04:33:47 ÖS »
bu topici keske bir kac kıza okutabilsem! abi sana yorum yapmiyorum yoruma gerek yok :)

Çevrimdışı Hao

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 567
  • Tahrik olmadım diyemessin .
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #40 : Nisan 14, 2007, 05:17:41 ÖS »
Bana bu yazılar , okunurken ilginç , okunduktan sonraki 3 saniye " ders alınacak yazı " , sonraki saniyelerde değersiz , değersiz demeyelim de , kullanılmayan yazılar gibi geliyor . Sizce nasıl bilemem , kaçı hayatınızı değiştirdi ki bu yazıların ?
Ryujin Ex'Burn .
Drobniak Ex'Burn .
Laması olan :( ?

Ve dahi ,

Ağlamadan ...

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5044
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #41 : Nisan 14, 2007, 05:20:15 ÖS »
İnsanları basit ve polemik içeren tartışmalar arasında göreceğimize, bu gibi yazılara çeksek daha iyi olmaz mı?

Çevrimdışı Hao

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 567
  • Tahrik olmadım diyemessin .
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #42 : Nisan 14, 2007, 05:44:59 ÖS »
Alıntı yapılan: "belalim"
İnsanları basit ve polemik içeren tartışmalar arasında göreceğimize, bu gibi yazılara çeksek daha iyi olmaz mı?


Yok , benim dikkat çekmek istediğim nokta o değil . O , derken " yazıların gereksizliği " olan " o " dan bahsetmiyorum , aksine bu yazıların amacına ne kadar ulaştığını belirten " o " ya dikkat çekmek istiyorum ben . Gerçekten ders alıyor muyuz bu yazılardan ? Ya da ne kadar amacına ulaşıyor yazdıkların ? Asla küçümsemiyorum yazdıklarını , ama sadece " Çok güzelmiş baba " tadında mesajlar atılıyor gibi geliyor bana . Ders alınsaydı , zamanın kıymeti ile ilgili yazıya binaen bilgisayarın terkedilmesi gerekmez miydi ? Ya da gayet insancıl bir yazıdan sonra , oyunda öldüğü için " ana-bacı " kayanların azalması gerekmez miydi ? Gün gibi açık değil mi , forumda banlananların haddi hesabı yok bu yazılara rağmen .

Amacım sadece ufak ebatta bir özeleştiriydi , heyecan yapıp titrek parmaklarla cevap yetiştirmeye kasmayın  ***2:
Ryujin Ex'Burn .
Drobniak Ex'Burn .
Laması olan :( ?

Ve dahi ,

Ağlamadan ...

Çevrimdışı belalim

  • Forum Üst Yetkilisi
  • Kıdemli Üye
  • ****
  • İleti: 5044
    • E-Posta
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #43 : Nisan 14, 2007, 05:53:32 ÖS »
Hao, yani bu insanların kendi öz iradesine kalmış birşey. Ben burada yazarım, isteyen okur isteyen okumaz. İsteyen uygular, isteyen uygulamaz. Ama ben görevimi yaparım.
Hiç olmazsa ben insanlara bişeyler kazandırmak için yazıyorum hiç olmazsa deniyorum şansımı.
Eleştirilere her zaman açığım, ayrıca teşekkür ederim. Unutmamak lazım ki, herkesin aynı yere baktığında, görünenler her zaman değişiktir.

Çevrimdışı Hao

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 567
  • Tahrik olmadım diyemessin .
Ders alınacak yazılar
« Yanıtla #44 : Nisan 14, 2007, 06:01:40 ÖS »
Zaten aksini iddia etmiyorum , edemem de zaten . İnsanların kalbini bilen sadece " O " değil mi ?  Dediğim gibi , " Baba yıkılıyon " tadında mesajlar atmak yerine , gerçekten ders almaya çalışsak keşke .
Ryujin Ex'Burn .
Drobniak Ex'Burn .
Laması olan :( ?

Ve dahi ,

Ağlamadan ...