Gönderen Konu: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak  (Okunma sayısı 5748 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Culquare İlythiiri

  • # Yörünge Dışı
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 43
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #180 : Ocak 29, 2008, 06:36:56 ÖS »
sandro bişiler yazma gereği duydun ve yaza yaza bunlarımı yazdın ?..
anloyorum forum=yorum dur ama her seferinde bişilere comak la diilde elle yapsak..


Doğru söylüyorsun arkadaşım ama Sandro da haklı çünkü o masa 62 kişi yok farkındaysan .

Atam İzindeyiz !!

Çevrimdışı Vortquake De Nogua

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 3587
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #181 : Şubat 01, 2008, 10:29:15 ÖS »
Doğru söylüyorsun arkadaşım ama Sandro da haklı çünkü o masa 62 kişi yok farkındaysan .

Atam İzindeyiz !!

e yuh artık  ;D

Çevrimdışı melik1989

  • Üye
  • **
  • İleti: 495
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #182 : Mayıs 01, 2008, 04:18:07 ÖS »
Bugünlerde bazı şeylerin farkına varmak için açılmış çok güzel bir topic Arkadaşı gönülden Kutlar ve kendisine böyle bir başlık açtığından ötürü teşekkürü bir borç bilirim.


Ne Mutlu Türküm Diyene
« Son Düzenleme: Mayıs 01, 2008, 04:18:36 ÖS Gönderen: melik1989 »

Çevrimdışı Robinson Arven

  • Üye
  • **
  • İleti: 517
  • #Kafasi GuzeL.
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #183 : Mayıs 05, 2008, 12:07:02 ÖÖ »
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
« Son Düzenleme: Mayıs 05, 2008, 12:11:20 ÖÖ Gönderen: Robinson Arven »
$!KafasiguzeL Family!$

DelikanLI

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #184 : Mayıs 05, 2008, 01:07:05 ÖÖ »
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir

       ***emal Atatürk

Td*

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #185 : Haziran 02, 2008, 09:23:19 ÖS »
"...hiçbir sınır tanımayarak, dünyadaki bütün Türkleri bile bir devlet halinde birleştirmek varılması imkansız bir hedeftir. Bu, yüzyılların ve yüzyıllarca yaşamakta olan insanların çok acı, çok kanlı olaylarla meydana koyduğu bir gerçektir."

Nutuk s:298,299. MKA

ImaNewbie

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #186 : Haziran 04, 2008, 01:57:48 ÖÖ »
eyvallah taylan :)

Çevrimdışı *Blade DeNogua*

  • Üye
  • **
  • İleti: 510
  • " Dogruların Gözle Görülmeyen Orduları vardır"
    • www.ozturkler.com
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #187 : Haziran 08, 2008, 09:36:40 ÖS »
Atatürk'ün Türk Birliği

1933 yılı 29 Ekim gecesi, herkes Cumhuriyet'in 10. yılını kutluyor. Atatürk o sırada Türk Ocağı'nda yabancı diplomatlara yemek veriyor, davetliler gecenin ilerleyen saatlerinde birer ikişer dağılırlar, Atatürk yakın arkadaşları Salih Bozok, Kılıç Ali, Nuri Conker'i kastederek "Bizimkiler nerede ?" diye sorar, Tevfik Rüştü Aras (Atatürk'ün dışişleri bakanı[link nur für registrierte und freigeschaltete Mitglieder sichtbar] Ziraat Bankası salonundaki baloda olduklarını söyler.

Hep beraber Ziraat Bankası'nın balo salonuna giderler. İçerisi tıklım tıklımdır, Atatürk gelince herkes alkışlar, "Yaşa Gazi Paşam" şeklinde tezahürat yapar. Atatürk halkıyla sohbet etmeyi çok sevdiği için sandalye ve masa ister ki isteyenler ona sorularına sorabilsinler. Soru sormak için gelen kişilerden biri Zeki isimli 25 yaşlarında bir doktordur. Şunu sorar;

-Gazi paşam ! Saltanatı kaldırdık, hilafeti meclisin manevi şahsiyetinin içine aldık; bunlar yapılana kadar bir milletin ideali olabilirler. fakat, yapıldıktan sonra yeni bir düzen kurulur ve işler... Onun iyi işlemesi, kötü işlemesi, ideal değildir, iyi işlemesini sağlamaya mecburuz ! Yaptığımız öteki devrimler de yapıldığı an ideal olmaktan çıkar. Artık ideallerimiz, yaşadığımız gerçekler haline dönüşmüştür. iyi ya da kötü sonuç vermesi bizim sorumluluğumuzun sonuçlarını belirler.

Ama bir de Milletlerin babadan-oğula sıçrayan uzun vadeli idealleri vardır. Siz bize böyle bir ideal aşılamadınız ! Yahut benim bundan haberim yok ! Bunu bize açıklar mısınız Gazi Hazretleri ?

Atatürk bu soruya şöyle cevap verir;

-Bunlar vicdanımıza yazılmış gerçeklerdir; konuşulmaz, yaşanır !

Elbet bu milletin bir ülküsü olacaktır ama bu ülküler devletler tarafından açıklanmaz; Millet tarafından yaşanır ! Nasıl, bakarken gözlerimizi görmüyor, onunla herşeyi görüyorsak, Ülkü de onun gibi, farkında olmadan vicdanlarımızda yaşar ve herşeyi ona göre yaparız... Ben Devlet Başkanıyım ! Sorumluluklarım vardır ! Bu sorumluluklarım altında konuşamam ! Bu konuda genç arkadaşlarımla ayrıca konuşacağım.

Sonra Atatürk halkın Cumhuriyet bayramını tekrar kutlar ve Dr. Zeki’yi yanına alarak Genel Müdür’ün odasına çıkar. Atatürk’ün arkasında duvarda bir Türkiye haritası vardır. Karşısında oturan Dr. Zeki’ye :

-Benim arkamdaki haritayı görüyor musun ?
-Evet Paşam.
-O haritada Türkiye’nin üstüne abanmış bir blok var, Onu da görüyor musun ?
-Evet, görüyorum Paşa Hazretleri
-Hah. İşte o ağırlık benim omuzlarım üstündedir. Omuzlarım üstünde olduğu için, Ben Konuşamam !

Düşün bir kere.. Osmanlı imparatorluğu ne oldu ? Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ne oldu ? Daha dün bunlar vardılar.. Dünyaya hükmediyorlardı ! Avrupa’yı ürküten Almanya’dan bugün ne kaldı ?.. Demek hiçbir şey sür-git değildir ! Bugün ölümsüz gibi görünen nice güçlerden, ileride belki pek az birşey kalacaktır. Devletler ve Milletler, bu idrakin içine olmalıdırlar.

Bugün Sovyetler Rusya dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir.. Devlet olarak bu dostluğa ihtiyacımız var ! Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir ! Bugün elinde sımsıkı tuttuğu Milletler, avuçlarından sıyrılabilirler.. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir !.

İşte o zaman Türkiye, ne yapacağını bilmelidir !

Bizim bu dostumuzun yönetiminde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onları arkalamaya hazır olmalıyız !

“Hazır olmak” yalnız o günü susup beklemek değildir, “hazırlanmak lazımdır”. Milletler, buna nasıl hazırlanırlar ? Manevi köprülerini sağlam tutarak ! Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür ! Bugün biz , bu toplumlardan dil bakımından, gelenek, görenek, tarih bakımından ayrılmış, çok uzağa düşmüşüz!. Bizim bulunduğumuz yer mi doğru, onlarınki mi ? Bunun hesabını yapmakta fayda yoktur !. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz; Bizim, onlara yaklaşmamız gerekli...

Tarih bağı kurmamız lazım.. Folklor bağı kurmamız lazım .. Dil bağı kurmamız lazım..
Bunları kim yapacak ?
Elbette Biz..
Nasıl yapacağız ?.
İşte görüyorsunuz , “Dil Encümenleri” , “Tarih Encümenleri” kuruluyor
Dilimizi, onun diline yaklaştırmaya, tarihimizi ortak payda haline getirmeye çalışıyoruz. Böylece, birbirimizi daha kolay anlar hale geleceğiz. Bir sevgi parlayacak aramızda, tıpkı bir vücut gibi, kaderde ve mutlulukta birbirimizi duyacağız ve arayacağız. Ortak bir dil amaçladığımız gibi, ortak bir tarih öğretimiz olması gerekli.. Ortak bir mazimiz var, bu maziyi, bilincimize taşımamız lazım. Bu sebeple okullarda okuttuğumuz tarihi Orta Asya’dan başlattık ! Bizim çocuklarımız, orada yaşayanları bilmelidirler. Orada yaşayanlar da bizi bilmeli..

İşte bunu sağlamak için de “Türkiyat Enstitüsü”nü kurduk. Kültürlerimizi, bütünleştirmeye çalışıyoruz ! Ama bunlar, açıktan yapılmaz ! Adı konarak yapılacak işlerden değildir. Yanlış anlaşılabildiği gibi, savaşlara da sebep olabilir. Bunlar, Devletlerin ve Milletlerin derin düşünceleridir.

İşitiyorum: Benim dil ve tarih ile uğraştığımı gören kısa düşünceli bazı vatandaşlarımız; “Paşanın işi yok ! Dil ile Tarih ile uğraşmaya başladı” diyorlarmış. Yağma yok !. Benim işim başımdan aşkın. Ben bugün çağdaş bir Türkiye kurmaya ne kadar çalışıyorsam, yarının Türkiye’sinin temellerini de atmaya o kadar dikkat ediyorum.

Bu yaptıklarımız, hiçbir millete düşmanlık değildir.

Barıştan yanayız, barıştan yana kalacağız !
Ama durmadan değişen dünyada, yarının muhtemel dengeleri için hazır olacağız.
Bunları sana, akıllı bir genç olduğun için söylüyorum. Açıktan söylemiyorum, kulağına söylüyorum.. Sen bil, gerekçesini kimseye söylemeden böyle davran, çevrenin de böyle davranması için gerekeni yap ! İdealler konuşulmaz, yaşanır !
İşte senin sorunun karşılığını da böylece vermiş oldum !

Gece ilerlemişti. Atatürk arkadaşları ile birlikte, bulvara çıktığı zaman, taze bir sabah Ankara göklerinde ışımaya başlamıştı.

*Olay İhsan Sabri Çağlayangil’den dinlenmiş, Sebati Ataman, Kılıç Ali, Tevfik Rüştü Aras, Hikmey Bayur tarafından doğrulanmıştır.

Kaynak: Atatürk'ün Avrasya Devleti/ İsmet Bozdağ








“Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'ün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek.
"Üniversite yıllarında anketlerde " Bağımsız İslami kürt devletinde bakan olmak istiyorum" diyen insanların, bakanlık yaptığı bir ortamda, cezaevinde tutuklu bir kişi olmayı tarif edemeyeceğim kadar büyük bir şeref kabul ederim."

ÖZTÜRKLER

Td*

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #188 : Haziran 09, 2008, 12:18:42 ÖÖ »
"Panislamiz ve Panturanizm siyasetinin başarıya ulaştığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte tesadüf edilememektedir. Irk ayrılığı gözetmeksizin, bütün insanlığı içine alan tek bir dünya devleti kurma hırslarının sonuçları da tarihe yazılmıştır."
Nutuk 299 Mustafa Kemal Atatürk

Güncelle ilişkili bir şey daha buldum. Karabekir Paşa'nın meclis kararlarını denetlemek için bir kurum oluşturma fikrini belirten telgrafına Atatürk'ün cevabı(etiketler: Türban, Anayasa Mahkemesi, TBMM, Demokrasi):
"Ancak adı ve ünvanı "AYAN" olmasa bile, milletin bütün hak ve yetkilerini kullanmak üzere seçilmiş ve seçilcek olan Büyük Millet Meclisi'nin temel kararlarını diğer bir meclisin kararlarıyla bağlamak, genel yönetimde takip ettiğimiz ilkelerin ruhuyla bağdaşmayacaktır."
Nutuk, 435 Mustafa Kemal Atatürk

Tarihçinin Notu:
kullanılan kaynakda kalite çok önemli bi unsurdur. Ayrıca kaynaklar, "ana kaynak" "birinci elden kaynak" "ikinci elden kaynak" diye kategorilere ayrılır. mışlar, mişler değil belgeler esastır.

Geyik Notu:
Alıntı
link nur für registrierte und freigeschaltete Mitglieder sichtbar]

Td*

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #189 : Haziran 09, 2008, 10:38:21 ÖS »
"Türk halkının kayıtsız ce şartsız hakimiyetine sahip olduğunu bir defa daha ve kesinlikle tekrar ediyorum. Hakimiyet, hiçbir anlamda, hiçbir şekilde, hiçbir renk ve hiçbir kılavuzlukta ortaklık kabul etmez. ünvanı ister halifa ister başka bir şey olsun, hiç kimse bu milletin kaderine ortak çıkamaz."
Nutuk 474 Mustafa Kemal Atatürk (vurguyu ben ekledim)

Sherlock Holmes

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #190 : Temmuz 23, 2008, 05:37:12 ÖS »
"Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."

Gacal

  • Ziyaretçi
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #191 : Ağustos 13, 2008, 09:38:41 ÖÖ »
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.



İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzünülecek bir sistemdir.

Çevrimdışı #DiMiTRi DisCoTecH#

  • Üye
  • **
  • İleti: 592
  • eMeKLi MeMBeR
    • E-Posta
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #192 : Ağustos 30, 2008, 10:41:48 ÖS »
Böyle anlamlı bir günde ulu önderimiz ATATÜRK'ün bizim için yaptıklarını daha iyi anlamamız lazım ancak biz artık bayramlarımızı sadece tatil olarak gören bir toplum haline dönmüşüz.

Çevrimdışı Ruanus

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 25
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #193 : Ağustos 31, 2008, 10:12:36 ÖS »
Süper olmuş emeğine sağlık.

Çevrimdışı airlola

  • Üye
  • **
  • İleti: 615
  • Monkey D. Luffy One Piece
Ynt: Ulu Önder Atatürk'ü Anlamak
« Yanıtla #194 : Ağustos 31, 2008, 11:16:18 ÖS »
İnş herkes hayatında da uygular bunları yoksa bi manası yok.
Hızlanma vız gelir.