Calamity nin canı sıkılmıştı.Uzun zamandır can almıyordu.Onun için can almak bir tutkuydu..Artık maskesi yoktu ve drow olduğu gerçeğini saklayamıyordu.Dostu Sirrusla buluştu..Calamity Sirrus a beklemesini rica etti ve kalenin bir yerine doğru yol aldı.Bir taşa dokundu ve gizli bir bölme açıldı..Burada Calamity yoldaşlarını çağırıyordu.Seed'e bir uyarı gönderdi ve bölmeyi kapatan büyülü sözleri mırıldandı..Sirrusun yanına geri dönen Calamity nin yüzünde bir neşe vardı..Güldüğü az görülürdü..Sirrus da halinden memnun bir şekilde ´´Hayrola Cala nedir seni mutlu eden?´´ dedi..Calamity ´´Bekle ve gör´´diye arkadaşının sabrını denedi..Sirrus gayet rahatlıkla onayladı ve bekledi.Seed aniden kara bir duman bulutu içinde beliriverdi..Ağzının kenarında kırmızı bir sıvı vardı ve Calamity tatmin duygusunu sezebiliyordu..Calamity dostlarıyla konuşacağı bir mesele olduğunu söyledi ve içeriye davet etti..
Masanın başına oturan Calamity yoldaşlarına tanrıların bu dünyayı bırakmak üzere olduklarını artık sıkıldıklarını belirtti.Seed anlamayan bakışlarla sordu:´´Nasıl yani?´´
Calamity şöyle anlattı:Tanrılar bizim yaşadığımız dünyayı güzelleştirmeye çalıştılar asırlar boyunca.Yaşayan insanları bazen takdir ettiler bazen cezalandırdılar..Son zamanlarda nedenini benim de bilmediğim bazı olaylar sonucunda burayı terketmeye karar verdiler..Düşünsenize tanrılar olmayacak!!Arkadaşlar canlılar kötülük yaparlarsa neyden korkarlar?Tanrıdan..Günah işlerken kimden çekinirler tanrılardan..Tanrılar burayı terkedince belki insanlar sapıklaşacak iyice..Bundan daha kötüleri de olabilir elbette..Belki de bu doğayı,tabiatın düzenini onlar sağlıyordur?Onlar giderlerse kıyamet günü görülecek arkadaşlar.Yaşanacak daha güzel biryer bulmuş olmalılar..Demek istediğim ise;Sizleri çok seviyorum.Raistlin Majere burada değil şuan..Onu da görebilseydim keşke..Hayatın suyu çıktı artık.Sizlerle son defa vedalaşmak için buradayım..Ben yaşarken yapamadığım şeyleri yapmaya gidiyorum.Hayatı YAŞAMAYA gidiyorum.Yaptığım araştırmalara göre Missinguri Adası'nda özel bir kaya varmış..Bu kaya basit bir kaya değil..Tanrıların düzeni sağlamak için kazıdığı rünler var burada..Tabi ki düzeni bozmak isteyenler olacağından bu kayaya giden yola türlü türlü yaratıklar koymuşlar.Kayayı koruyan.Geçmek neredeyse imkansız..Eğer geçersem hayatım boyunca arzuladığım düşlerimi elde edebilirim ve düzeni koruyacak rünü: ´´YAŞAMIN RÜNÜ´´nü kazıyabilirim.Söylemek istediğim benim bu dajemma'ma(Rün yolculuğu) eşlik eder misiniz?´´
Seed düşünmeden ´Elbette Cala her zaman yanındayım.Seninle çok maceralar yaşadık.Ne canlar aldık.Göründüğü gibi canımızı vermedik..Tanrıların yapamadığını yapmaya;seninle tanrıcılık oynamaya varım kardeşim..´´
Calamity Sirrus'a baktı..Sirrus:´Benim hayatımın hiçbir değeri yok.Yaşamak için yaşıyorum..Ölmüşüm kalmışım,gencim yaşlıyım,zenginim fakirim,rahatım huzursuzum benim için farketmez.Senin bu isteğin benim için çok önemli.Böyle bir maceraya,tehlikeye beni de davet ettiğin için,plânında bana da yer verdiğin için kendimle gurur bile duyuyorum.
Calamity duygularını kontrol edebilen biriydi fakat burada kontrollü davranmaya hiç gerek yoktu.Kardeşlerine sarıldı..Sizler benim en büyük servetimsiniz.Dostlarım olmasaydı hayat çok sıkıcı olurdu muhtemelen..Zaman bekleme zamanı değil.Yaşam kıyamet çatınca sona erecek..Kum saatindeki kumlar azalmaya başladı bile..Evet arkadaşlar..Lloth'un bahşettiği kılıcım Virüs'ü önümüzdeki tehlikelere baş kaldırırcasına hizmetinize sunuyorum..Benliğim,cesaretim,sevgim,merhametim,zalimliğim,yeteneğim ve gücüm sizinle!Kılıcım,büyüm herşeyimle hazırım..
Calamity arkadaşlarına cesaret verircesine bir şarkı mırıldanmaya başladı.Şarkıya önce Seed sonra Sirrus da eşlik etti..Bu onların şarkısıydı..Üç tane cesur,gözü hiçbirşeyi görmeyen psikopat savaşçıların şarkısı..İntikamın şarkısı..İntikamın alevinin şarkısı..
Seed büyük maceralardan önce giydiği kostümünü kuşandı..Kara bir zırh..Kırmızı bir pelerin,deri çizmeler..Şıklığıyla da adından söz ettiriyordu..
Calamity, siyah bir büyücü cüppesi,sihirli birkaç mücevherat,içten deri zırh ve belindeki kınında titreyip duran Virüs ile hazır bir şekilde duruyordu..
Sirrus gölgelerden yürüyerek gözden bir kaybolup bir görünüyordu..Üstünde deri zırhı,elinde hançeri ve belini kuşatan zehir şişeleri...Patlayıcılar..Ölümcül bir edayla çenesini kaldırdı..
Devamı gelecek..