Gönderen Konu: Lazarus  (Okunma sayısı 417 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Chamberlain

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 1144
Lazarus
« : Mayıs 30, 2006, 06:45:15 ÖS »
Bir zamanlar, Sosaria’nın ücra bir köşesinde sadece gezginlerin bildiği iki lonca vardı.Kendi şehirlerini kurmuşlardı. Loncaların himayesinde yaşayanların basit ve huzurlu hayatları vardı. Tathar of Nargothrond loncasının yöneticisi konumunda olan adamın adı Valandil’di. Çok gizemli ve güçlü bir büyücüydü. İki loncanın komşuluk ilişkileri iyiydi. Bunun nedeni Daeron Táralóm loncasının lideri Daeron’un Valandil’e karşı gelecek cesaretinin olmayışıydı.

     Valandil’in şatosundaki sessizlik; Bir sabah sessizliği yarıp geçen bir kadının çığlık sesleriyle bozulmuştu. Bu sesler silahtar Mark’ın karısı ve şatonun hizmetçisi olan Lucy’den geliyordu. 9 aylık bekleyiş sonunda sona ermişti. Bebekleri doğmak üzereydi. Çocuk çok kolay doğmuştu. Pek güzel bir bebek değildi; erkek,zayıf,çelimsiz,esmer ve kel bir bebekti.Bebeğin ismini Lazarus koymuşlardı.

6 yıl sonra:

     Lazarus altı yaşında zeki bir çocuk olmuştu. Buna rağmen yaşıtlarından çok farklıydı. Yaşıtlarından daha uzun ve zayıftı. Saçları çıkmamıştı artık çıkacağından da ümidi kesmişti. Lazarus yalnız büyümüştü diğer çocuklar fiziksel yapısı yüzünden onunla dalga geçer ve onu yanlarına almazlardı. Küçük çocuk buna alışmıştı;yaşıtlarından  daha olgun ve hayata daha sert bakan bir karektere sahip olmuştu. Ailesine göreyse,Lazarus Sosaria’nın en güzel çocuğuydu...

     Babası onu şimdiden eğitmeye başlamıştı fakat görünüşe bakılırsa Lazarus’un kılıç kullanmak konusunda pek bir yeteneği yoktu. Lazarus büyüye hayrandı. Bu nedenle bir gün şatonun önemli kişilerinden olan büyücü Haldamir’in odasına biraz araştırmak için girmişti. Haldamir onu odada yakalamıştı. Lazarus’a “buraya neden girdiğini” sorduğunda Lazarus “büyü öğrenmek için girdiğini” itiraf etmişti. Haldamir küçük çocuğa baktığında onda gerçekten sihrin inceliklerini öğrenebilecek yeteneğin olduğunu görmüştü. Bir hizmetçinin oğluna büyü öğretmek pek doğru olmasada Haldamir çocuğa ders vermeye karar vermişti.

1 yıl sonra:

     Lazarus bir yıl içinde başarılı bir büyücü olmuştu. Üstün zekası sayesinde büyüleri kolayca öğreniyordu. Ama ters giden birşeyler vardı:Valandil çocuğun gücünden etkilenmiş ve çok güvendiği bir kahin olan Falassion’a çocuğun geleceğini sormuştu. Falassion söylemek istememişti. Valandil onu zorlayınca gerçeği söylemekten başka çaresi kalmamıştı.

Falassion: Lazarus Tanrılar tarafından kutsanmış bir çocuk. Tanrılar ona çok büyük bir büyü yeteneği vermişler bu nedenle ondan fiziksel güzellikleri esirgemişler. Yeryüzünün gördüğü en büyük büyücü olmak kaderinde var. Eğer engellenmezse üyelerin de isteğiyle Tathar of Nargothrond’un başına geçebilecek biri. Eğer siz engellemeye çalışırsanız ya siz onu yada o sizi öldürecek.

     Bunları duyan güç düşkünü Valandil çok kızmıştı. Hemen çocuğun  yaşadığı odaya büyük bir hışımla girmişti. Lazarus yatağında uzanmış derin bir uykudaydı. Valandil yüzünde haince bir gülümsemeyle onu sonsuza dek uyutacak sihirli sözleri söylemişti. Artık Lazarus’un bir ölüden farkı yoktu sadece nefes alacaktı. Büyüyemeycek,yemek yeyemeycek hareket edemeycek ve sürekli uyuyacaktı.

     Lazarus’un uyanma vakti geldiğinde annesi odasının kapısını çalmıştı. Lazarus cevap vermeyince içeri girmişti. Oğlu hareketsiz bir biçimde yatakta yatıyordu. Çok tuhaftı Lazarus çok dakik bir insandı asla geç uyanmazdı. Oğlunu uyandırmak için yanına gitmişti. Her türlü şeyi denemişti fakat oğlu uyanmamıştı. Göz yaşları içinde koşarak kocasının yanına gitti;oğullarının öldüğünü söylemek için. Mark durumu kavrayamamıştı. Adeta beyni algılamak istemiyordu. Oğlunun yanına gitmiş ve nabzını kontrol etmişti.
Karısına “oğlumuz ölmedi kalbi atıyor ve nefes alıyor” dedi.
Karısı “peki neden uyanmıyor” dediğinde oda “ bilmiyorum ama bulacağım” demekle yetindi.

     Yıllarca Mark ve Lucy oğullarını iyileştirebilecek birini arayıp durdular. Fakat kimseyi bulamadılar. Lazarus’un hücereleri ölüyor fakat yerine yenileri gelmiyordu. Bu nedenle yaşlanıyor ama büyümüyordu.

     Kehanet sonunda öğrenilmiş ve dedikoducular arasında dilden dile dolaşıyordu. Dedikodular Daeron Táralóm’un lideri Daeron’a kadar ulaşmıştı. Daeron bu çocuğu uyandırırsa; Valandil’e karşı nefretini kullanıp Tathar of Nargothrond’ı yıkabilirdi. Daeron, Lazarus’un ailesine çocuğu ve onları himayesine alıp Lazarus’u iyileştirebileceğini söyledi. Ailesi çaresizce teklifi kabul etti. Daeron şehrindeki bütün şifacı ve büyücüleri Lazarus’u iyileştirebilmek için seferber etti. Daeron’un yaptıklarını öğrenen Valandil, Daeron’un planını anlamış ve Daeron Táralóm’a savaş açmıştı. İki lonca arasında amansız bir mücadele başlamıştı.

     Aradan yıllar geçmesine rağmen çok az ilerleme kat etmişlerdi. Lazarus arada sırada kıpırdanıyordu. Lazarus’un beynindeyse olaylar çok daha farklıydı. Rüyalarında sürekli karanlık bir odada yalnız başına durduğunu görüyordu. Odanın hemen sonunda tek bir pencere vardı dışarısı karanlıktan dolayı gözükmüyordu. Lazarus pencereden dışarı bakmaya korkuyordu. Tuhaf bir ses ona bunu yapmamasını söylüyordu. Aslında onun için huzur vericiydi; insanların ona tuhaf bakışları olmadan burda sonsuza dek kalabilirdi. Zaman kavramı olmadığı için Lazarus aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu ama artık pencere o kadar karanlık değildi. Pencerede onu çağıran tanımadığı bir sürü yüz görüyordu.

      Bir sabah yine pencereden gelen seslerle irkildi. Sonunda tanıdık bir yüz görmüştü. Annesinin yüzünü görmüştü,annesi küçücük pencereden ona sesleniyordu,uyanması için yalvarıyordu. Sonra aniden Valandil’in yüzünü gördü onu buranın huzurlu olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Burdan çıkmayı aklından bile geçirmemesini söylüyordu. Sonra küçük pencere küçüldü de küçüldü en son gördüğü annesinin ona uzanmaya çalıştığıydı. Pencere kapandı;her yer karanlığa büründü ve aniden Lazarus isyanla bağırmaya çığlık atmaya başladı. Sesler adeta Valandil’in beynini deliyordu;onu tutamadı ve bırakmak zorunda kaldı...

     Lazarus aniden gözlerini açtı. Yumuşak bir yatakta yatıyordu. Etrafında bir sürü tanımadığı insan vardı. Bir sevinç çığlığı duydu ve aniden üzerine bir kadın yığıldı. Kokuyu tanımıştı sarılan annesiydi . Yüzündeki ıslaklıktan ağladığını anlayabiliyordu.

     Lazarus buna kimin neden olduğunu tahmin edebilsede annesi ve babasından olanları anlatmasını istemişti. Annesi ve babası, Lazarus’a olan biten herşeyi anlatmıştı. Onun yüzünden Daeron ve Valandil’in arasında ki savaşı ve birçok şeyi öğrenmişti Lazarus. Daeron ona burda kalıp eğitim görebileceğini söylemişti. Lazarus’ta Daeron’un tam istediği gibi davranıp intikam için kabul etmişti.

8 sene sonra

     Lazarus sekiz sene boyunca çok iyi bir eğitim görmüştü. Çok güçlü bir büyücü olmuştu.karşısına çıkabilecek biriyle karşılaşmamıştı. Artık savaşabilecek yaştaydı. Daeron’dan ordularında görev istedi. Daeron bunu kabul etmek zorundaydı Valandil ana şehrini tehdit edecek kadar yaklaşmıştı Daeron Táralóm topraklarına.

     Lazarus bir yıl içinde birçok savaşa katıldı ve hepsinde Valandil’in ordusunu püskürtmeyi başardı. O artık Daeron’un en önemli generallerinden biriydi. Onu savaş alanında gören herkes bir darbede öleceğine inanıyordu fakat daha yanına 2 metreden fazla yaklaşabilen yoktu. Lazarus tuhaflığını savaşlarda da gösteriyordu. Birçok insanın zırh giymesi konusundaki  tavsiyelerine rağmen savaşlara üstten çıplak katılıyordu. Alttan sadece pantolon giyiyordu. Vücudunun yarısı döğmeler ve takılarla kaplanmıştı.

     Valandil çelimsiz çocuğun yaptıklarına çok kızmıştı ve çocukla yüzleşmeye karar vermişti. Belki de iki lonca arasında son savaş olacak olan savaş, Daeron’un şehrinin önünde yapılacaktı. Daeron’un ordusunu Lazarus yönetecekti. Şehrin kapıları açılmıştı ve içeriden yüzlerce asker çıkıyordu en önlerinde de zayıf profiliyle Lazarus. Lazarus karşısındaki orduya bakıyordu; keskin gözleriyle düşmanı Valandil’i rahatça bulabilmişti. O da ona bakıyordu. İkiside savaşın başlayıp bu işin bitmesi için sabırsızlanıyordu.

     Savaş başlamıştı, Valandil aniden ortadan kaybolup Lazarus’un yanında belirmişti. Lazarus onu basit bir büyüyle savuşturmuştu. Aralarında inanılmaz bir savaş vardı. Etraflarında savrulan cesetleri umursamadan savaşıyorlardı. Lazarus’un gözleri çok tuhaf bir hale gelmişti; Bembeyaz olmuşlardı belki de hiçbirşeyi umursamasından kaynaklanıyordu. Valandil’in yüzüyse korkudan kasılmıştı. Lazarus’un güçlü büyülerine karşı koyamıyordu. Ve sonunda Valandil’in büyüyle yarattığı kalkan Lazarus’un ateş yağmuruna dayanamadı ve kalkan büyük bir çatırtıyla yok oldu. Lazarus Valandil’i dondurdu hareket edemiyordu. Valandil’e son bir kez baktı,suratına tükürdü ve onu parçacıklarına ayırdı. Sonra birşey sırtından girip karnından çıktı . Bunun bir mızrak olduğunu anladı canı çok kötü acıyordu. Ama o bunu umursamıyordu amacına ulaşmıştı. Lazarus’un vücudundan çok az kan dökülüyordu . Sırtındaki ince kemiklerin kırıldığını hissediyordu. Hayatında son kez uykuya dalmak için gözlerini kapattı. Bu kez onu karanlıktan kurtarabilecek birinin olabileceğine inanmıyordu.

     Lazarus’un hiç ummadığı birşey oldu. Yine uyanmıştı ve yine bilmediği topraklardaydı. Burası neresiydi acaba? Nasıl geldiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Kendini zorlayarak hissettiği acıyı umursamadan ayağa kalktı. Bir kalenin büyük bir odasındaydı. Dışarıya baktı ve büyük bir kasaba olduğunu gördü. Sonra kapıdan bir adam girdi. Uzun boylu sert yapılı bir adamdı. Yüzü tanıdık geliyordu ama nerden bilemiyordu.

Lazarus “sende kimsin?” diye sordu yabancı “ Wade” dedi.
Lazarus “ beni nerden buldun?” dedi
Wade “ seni Chamberlain’in ricası nedeniyle buldum. Beni tanıman lazım sen daha 5 yaşındayken yaşadığın yerdeki durumu öğrenmek için babanı ziyarate gelmiştim. O zamanlar çok iyi bir hafızan olduğunu hatırlıyorum. Hatırlaman lazım...Neyse konuya gelelim uzun zamandır Valandil ve Daeron’un arasındaki savaş bizi rahatsız ediyor. Dün senin bulunduğun savaşla bu son buldu. Sen bayıldıktan sonra Wiser ordusu gelip hem Tathar of Nargothrond’a,
hemde Daeron Táralóm’a son verdi.Seni baygın bir şekilde savaş alanında buldum ve buraya getirdim. Senden haklı davamız için bize katılmanı istiyorum.”

Lazarus “ umrumda değil ne yaparsanız yapın sizin yanınızda olacağım.Hayat beni nereye götürürse...”
aster of Fortune In Lies

Lazarus Nightfall

Nightfall
quietly crept in and changed us all.

WaDe

  • Ziyaretçi
Lazarus
« Yanıtla #1 : Haziran 01, 2006, 06:02:41 ÖS »
İlk yorum kardeşinden olsun.. Güzel :deimos:

Çevrimdışı Battalgazi (Aybars)

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 1243
  • Ultima Online Ve RevolutionUO Demirbaşı
    • ÇEVKA
    • E-Posta
Lazarus
« Yanıtla #2 : Haziran 02, 2006, 12:33:55 ÖS »
Ben yorum yapmıcam, devamı gelmediği için kırıldım bile senin kardeşine işte.  :smt019

HÜRMETLER.
‎Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen bir yol bulur; istemeyen mazeret bulur.

Çevrimdışı Brilchil

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 1775
Lazarus
« Yanıtla #3 : Haziran 03, 2006, 09:21:53 ÖÖ »
Alıntı yapılan: "WaDe"
İlk yorum kardeşinden olsun.. Güzel :deimos:


Hyr katılmıorum


çok çok güzel :D  :D  :D
eighbour of Satan    "667"

Çevrimdışı Chamberlain

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 1144
Lazarus
« Yanıtla #4 : Haziran 03, 2006, 11:04:46 ÖÖ »
Yorumlarınız için sağolun. :deimos:
aster of Fortune In Lies

Lazarus Nightfall

Nightfall
quietly crept in and changed us all.

Çevrimdışı Terorst De'nogua

  • Üye
  • **
  • İleti: 974
Lazarus
« Yanıtla #5 : Haziran 04, 2006, 01:32:23 ÖS »
hani devami?? :smt013  :smt013 (tabiki hikayen mukkémmél)
Reflex Famagustian*
*Teror Famagustian*
*Terorst De'Nogua*

Çevrimdışı Chamberlain

  • Kıdemli Üye
  • ***
  • İleti: 1144
Lazarus
« Yanıtla #6 : Haziran 04, 2006, 02:33:01 ÖS »
Devamı falan yok.Yazı Lazarus'un yaşam öyküsü ve Wiserlılar'la tanışması.
aster of Fortune In Lies

Lazarus Nightfall

Nightfall
quietly crept in and changed us all.

Castigate

  • Ziyaretçi
Lazarus
« Yanıtla #7 : Haziran 06, 2006, 06:01:04 ÖS »
giriş gelişme ve sonuç bakımından tam olarak bağlayamamışsın ancak hikayen güzel

Bleck

  • Ziyaretçi
Lazarus
« Yanıtla #8 : Haziran 08, 2006, 01:35:20 ÖS »
+1 sonucu tam bağlayamamışın.ve devamı gelir gibi duruor.Tabi yazrrsan :smt007  ***2: