BÖLÜM 11
Cüceler savaş naraları atarak Knalga mağaralarında ilerliyorlardı.Bir süre sonra büyük savaş başlayacaktı.Yıllar sonra yeniden cüce çelikleri kana bulanacaktı.Cücelerden kimsenin korkusu yoktu.Pis trolleri daha önce yenmişlerdi.Şimdi de yenebilirlerdi..Bir süre sonra mağaranın içinde savaşa uygun bir yere geldiler.Generalin emriyle burada savaşa hazırlandılar.Herkes yerlerine geçti.Yaklaşık bin kişilik bir orduydu. Zaten bu sadece bir püskürtme saldırısı olacaktı.Başkenti korumak içidi bu savaş.
Herkes aletlerini hazırlamaya başladı.Bazıları baltalarını.Bazıları çekiçlerini ve bazıları da tabancalarını.Artık herkes hazırdı.Düşmanlarının gelmesini bekliyorlardı.Hemen ardından ayak sesleriyle geldiklerini anladılar.Ama büyük bir sürpriz ile.
***
Anduin Adası(Büyücü Adası)
Genç büyücüler her gün ki gibi günlük eğitimlerini alıyorlardı.Birden kapının açılmasıyla irkildiler.Bu adanın baş büyücüsüydü.Bu gün dışarıda eğitim alacaklarını söyledi.Büyücülerle beraber dışarı çıktılar.Orada uzun bir konuşmanın ardından en son eğitimlerine başladılar.Bu eğitimde güçlü savaş büyülerini öğrendiler.Bu onlar için çok zorluydu.Ama çok işe yarayacaktı.En sonra olarak ta açığa çıkarma büyüsünü öğrendiler.Öğretmen bir gönüllüyü bu büyü için istedi.Bu gönüllü büyüyü yapacaktı.Başka birini de bir ağacın arkasına sakladı.Büyüyü yapacak olanın adı Estenie ydi.Estenie hocasını dinledikten sonra büyüsüne başladı.Bu büyü sayesinde diğer büyücü ağacın arkasından havaya fırlayarak çıkacaktı.
Estenie çok yetenekli bir büyücü idi.Ayrıca beline gelen saçlarıyla,mavi gözleriyle de bir afetti.Büyüsü bittiğinde bir anda çalılar uçuşmaya başladı.Diğer büyücü havya uçtu.Çalıların arkasından da bir iki iskelet uçuşmaya başladı.Herkes çok şaşkındı.Ama çabuk toparlanıp savaşa hazırlandılar.Bugün öğrendikleri güçlü savaş büyülerini yapmaya çalıştılar.Bir anda denizden,ağaçlardan,çalılardan,bataklıktan her yerden iskeletler akın Akın gelmeye başladılar.Baş büyücü çabuk davranıp güçlü bir büyüle öğrencilerin etrafında koruma kalkanı oluşturdu.Estenie de bunu görüp bir şeyler mırıldandı.Elinde bir kağıt belirdi ve havaya uçtu sonra doğuya doğru denizden gitmeye başladı.Bir süre gittikten sonra suya düşüp yavaşça yola devam etti.Sonra da gözden kayboldu.
***
Bir rahibe,şamanlar,elf asker-okçulardan oluşan grup ormandan çıkmak üzereydi.Aralarında konuşarak yavaşça ilerliyorlardı.Üçü diğerlerinden önde bir tartışma içindeydi:
Rahibe:Hızı gitmemiz gerek.Tehlikeyi züle bildirmeliyim.
Gan:Size 2 at ve 10 atlı süvari verebilirim.ama sizinle gelemem.Başkente dönmem lazım.
Tin:Tamam bu yeterli olacaktır.Sen sadece Başkente haber ver.Giderken bu mektubu de bizim köye götür. Deyip bir mektup uzatır.Üstünde Kaendere yazıyordur.Gan mektubu alıp çantasına koyar.Tamam anlamında kafasını sallar.
Bir süre sonra ormandan çıkmışlardır.Artık önlerinde sınırsız gözüken çalılar vardır.3ü kısa bir konuşmanın ardından sarılıp ayrılırlar.İkisi kuzeye biri güneye.Rahibe şamanları Ganla beraber başkente göndermiştir.12 kişi yola devam ediyorlardı.Çalılarda ilerlerken atlar çalıları biçiyordu.
Tinin emriyle Atlar 4 nala sürülmeye başlandı..Ardından Tin rahibeye seslendi:
-Ne zaman orada oluruz?
Rahibe gülerek:
-Hiçbir sorun çıkmazsa.ki bu imkansız.1,5 haftada büyük nehir e geliriz.
İkisi de yola döndüler.İkisi de farklı şeyler düşünüyorlardı.Rahibe zülü.Tin ise Trendili düşünüyordu.Bugün tam 2 haftalıktı.2 hafta önce saat tam 12 de doğmuştu.
***
Weldny(Wesnothun başkenti.)
Herkes kaleye gidiyordu.Kralın yeğeninin doğumunu kutlamak için.Adı Konraddı.Tam 2 hafta önce saat 12 de doğmuştu..