Gönderen Konu: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)  (Okunma sayısı 2224 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« : Ekim 26, 2008, 11:54:34 ÖS »
Tom Bombadil Kimdir?


Yüzüklerin Efendisi'nde Tom Bombadil'in nerede ortaya çıktığını gayet iyi biliyorsunuz. Kara süvariler arkalarında olduğundan Frodo ve hobbitler Bree'ye asıl yoldan gitmezler ve daha dolambaçlı fakat bir o kadar da tehlikeli başka bir yola saparlar. Yaşlı Orman'da Merry bir ağaca yaslanmış uyurken birden ağacın içine düşer. Yaşlı Söğüt Adam'dır bu ağaç. Ve tam o sıradan oradan geçmekte olan Tom Bombadil Merry'i ağaçdan çıkartır.

Lay lom! Lay la lom! Gongu çal da gel!
Gongu çal! Zıpla gel! Söğütler içinden!
Tom Bom, şen Tom, Tom Bombadil!

İşte insanların kafasını karıştıran olaylar ve Tom Bombadil'in kim olduğuna dair söylentiler bundan sonra başlar. Frodo ve hobbitler Bombadil'in evine giderler. Orada onları Altınyemiş karşılar. Gayet güzel bir akşam yemeğinden sonra yatarlar. Ertesi gün kahvaltıdan sonra Tom Bombadil onların yanına gelir. Görünüşe göre yolcuların amaçları ve ne taşdıkları hakkında kulağına bazı söylentiler gelmiştir. Bombadil onlara ormandan, Höyüklü Kişiler'den ve daha gerisinden Elflerin ilk ortaya çıkışından bahseder. Sözünü bitirdiğinde hobbitler şaşkındır. En sonunda hepsinin dilinin ucuna gelen soruyu Frodo sorar:

"Siz kimsiniz Efendim?"

İşte bütün fırtına Bombadil'in verdiği cevapla başladı. Bombadil'in etrafından dönen tüm bu tartışmaların tek nedeni bu bir paragrafta:

"Hı ne?" dedi Tom doğrularak ve gözleri kasvetin içinde parıldayarak. "Daha benim adımı öğrenmedin mi? Tek cevap o. Sen bana söyle, sen kimsin, böyle tek başına sen olarak, isimsiz? Ama sen gençsin, ben ise yaşlıyım. Ben neyim biliyor musun, en yaşlı olanım. Lafıma mim koyun dostlarım: Tom, nehir ile ağaçlar henüz yokken buradaydı; Tom ilk yağmur damlasıyla ilk meşe palamudunu hatırlıyor. O Büyük Ahali'den önce patikalar açtı ve Küçük Ahali'nin gelişini gördü. O, Krallardan, mezarlardan ve Höyüklü Kişiler'den önce de buradaydı. Denizler eğrilmeden elfler batıya geçtiklerinde, Tom çoktan burada vardı. Yıldızlar altındaki karanlığı, korkunun bilinmediği zamanları gördü o - Karanlıklar Efendisi Dışarı'dan gelmeden önceki zamanları"

Buna göre Tom, en azından Yıldızlar'ın Çağlarında ve daha öncesinde Orta Dünya'daydı. Elflerin uyanışı sırasında da. Burada en fazla tartışma noktası olan cümle en sondaki "Karanlıklar Efendisi Dışarı'dan gelmeden önceki zamanları". Dışarı demekle ne kast ediliyor? Bombadil'in Melkor'un Ağaçlar'ın ışığını yok edip Orta Dünya'ya dönmesinden mi bahsediyor? Yoksa Melkor'un diğer Valar ve Maiar ile Orta Dünya'ya gelişinden mi? Sır gittikçe artıyor. Bombadil Valar'ın gelişinden önce Orta Dünya'da olabilir mi? Eğer öyleyse o kim?Birazdan teorilere ve kendi görüşlerime geleceğim. Ama önce esrar perdesinin nasıl daha da kalınlaştığına bakalım:

Haliyle Frodo ve hobbitler Bombadil'in ne demek istediğini anlamazlar. Sohbet devam eder. Bir süre sonra Bombadil Tek Yüzük'e bakmak ister. Frodo kendini bile şaşırtan bir rahatlıkla Yüzük'ü çıkartır ve Bombadil' e verir:

"....Derken Tom Yüzük'ü serçe parmağının ucuna taktı ve mum ışığına doğru tuttu. Hobbitler önce bunda bir tuhaflık göremediler. Sonra birden nefesleri tıkandı. Tom'un ortadan kaybolduğu falan yoktu!...."

Görünüşe göre Bombadil Yüzük'ün gücünden etkilenmiyor. Devam ediyoruz. Bir süre sonra Tom Yüzük'ü Frodo'ya geri verir. Ama Frodo'nun içinde Yüzük'ün aynı Yüzük olup olmadığı konusunda bir kuşku uyanmıştır. Denemek için Yüzük'ü takar. Merry ona doğru döndüğünde ufak bir çığlık atar. Frodo görünmez olmuştur. Yüzük aynı Yüzük'tür. Frodo yerinden kalkar ve kapıya doğru giderken Tom arkasından bağırır:

"Hop kardeş!" Diye seslendi Tom, parlak gözlerini gayet keskin bir bakışla ona çevirerek. "Hop, Frodo kardeş! Uğur ola? İhtiyar Bombadil daha o kadar körleşmedi. Altın yüzüğünü çıkar parmağından!"

İşe bakın tüm Orta Dünya'nın önünde korku ile titrediği, Gandalf'ın bile eline almaktan çekindiği Yüzük, Tom Bombadil söz konusu olduğunda sade, gösterişsiz sıradan bir yüzüğe dönüşüyor. Şu işe bakın! Kim bu Tom Bombadil?

Sır perdesini biraz daha kalınlaştıralım bakalım:

Yüzük Kardeşliği'nin daha ileri bölümü olan "Elrond'un Divanı" bölümüne gelirsek, Yüzük'ün ne yapılacağı konusunda tartışıldığı sırada Bombadil'in isminin geçtiğini görüyoruz. Hobbitlerin başından geçenleri öğrenen Elrond şöyle diyor:

".... Lakin Bombadil'i unutmuşum, tabii eğer o zamanlar ormanlarda ve dağlarda dolaşan kişiyle aynı zat ise; o zaman bile yaşlılardan yaşlıydı. Eskiden ismi bu değildi. Ona Iarwain Ben-adar diyorduk; yani en yaşlı ve babasız olan...."

Babasız olan!. Devam edelim. Gandalf'ın sözleri:

"... Yüzük'ün onun üzerinde hükmü yok demek daha doğru olur. O kendi kendinin efendisidir. Fakat Yüzük'ü ne değiştirebilir, ne de diğerleri üzerindeki gücünü kırabilir..."

Zaten karışık olan meseleyi sizler için biraz daha karıştırayım. Romanın ilerleyen bölümlerinde Gandalf Fangorn için şunları söyler:

" O (Fangorn) Güneş'ten önce (Güneşin Çağlarının başlamasından bahsediyor) bile yürüyen en eski canlıdır"

Kafanız karıştı değil mi? Eğer Fangorn Orta Dünya'da yürüyen en eski canlı ise Tom Bombadil nedir? Ya da Tom Bombadil neden en yaşlı olduğunu söylüyor? Bu durumda ortada bir yalancı var. Ya Gandalf yalan söylüyor -veya gerçeği bilmiyor- ya da Tom Bombadil. Fakat ikisinden birinin yalan söyleyeceği pek mantığa uymuyor. O zaman nedir bu karışıklık?

Bütün bunlar gözönünde bulundurulduğunda insanların kafasında Tom Bombadil kimdir? sorusu büyüdü de büyüdü. Ortaya çeşit çeşit teoriler atıldı. Bakalım neymiş bu teoriler:

İlki ve bence en geçersiz olanı Tom Bombadil'in Eru yani elflerin demesiyle Iluvatar "Tek Olan" olduğu. Yani Ainur'u ve Arda'yı yaratan tek tanrı olduğu. Bu bence üzerinde en az durulması gereken ihtimal. Çünkü Eru'nun Arda'ya hiç bir zaman inmediğini kesin olarak biliyoruz. Üstelik Gandalf Elrond'un divanında onun gücünün Yaşlı Orman ile sınırlı olduğunu söylüyor. Eru gibi her şeyi yaratan bir tanrının gücünün sınırlı olması tabiki düşünülemez. Tom Bomadil'in kim olduğu hakkındaki en geçersiz teoride bence bu.

İkinci ve bence de akla en yatkın olanı Tom Bombadil'in bir Maia olduğudur. Peki nasıl bu kanıya vardım. İlk başta Tolkien'in yarattığı hiyerarşiye bir bakmak gerekiyor. Eru en tepede. Onun altında Ainur var. Arda'ya inen Ainur yani Valar'ın güç bakımından inmeyen Ainur ile bir farkı yok. Birde Valar ile birlikte Arda'ya gelen fakat onlar kadar güçlü olmayan Maiar var. Bunun dışında ise Arda'da yaşayan Eru tarafından veya Valar tarafından yaratılan canlılar yer alıyor. Tom Bombadil'in bu hiyerarşide yeri sadece Maiar olabilir. Çünkü Arda'ya inen Valar'ın sayısı kesin olarak biliniyor. Tolkien Silmarillion'da dahil olmak üzere pek çok yerde bunu söylüyor. Fakar Arda'ya inen Maiar'ın sayısı belli değil. Bir kısmının ismi Elf hikayelerinde, şarkılarında hiç geçmiyor bile. Bence Tom Bombadil Valar ve Maiar ile birlikte gelmiş bir Maia'dır ama hiç bir Vala'nın hizmetinde değildir. Undying Lands ana karadan ayrıldığında bile Orta Dünya'yı terk etmemiş hep orda kalmıştır.

Bu teoriye itiraz edenlerin dayandıkları iki nokta var. Birincisi Bombadil'in "Karanlıklar Efendisi dışarıdan gelmeden önce burdaydım" lafı ve elbette Yüzük'ün onu etkilememesi. Bombadil Karanlıklar efendisi dışarıdan gelmeden önce demekle neyi söylemek istiyor? Karanlıklar efendisinin Melkor olduğu kesin. Onun diğer Valar ile birlikte Arda'ya inmesinden mi bahsediyor? Yoksa başka bir olaydan mı?

The History Of Middle Earth Volume 6 "The Return Of The Shadow"'da Christopher Tolkien "Karanlıklar Efendisi dışarıdan gelmeden önce" cümlesi için bakın ne diyor:

"Burada Bombadil Valinor'un Büyük Deniz'i geçmesine gönderme yapıyor olmalı. Aslında daha uygun manasına bakarsak kelime (outer), Outer Dark yani Dünyanın duvarlarının ötesindeki "Void" (boşluk) ' a daha doğal uyuyor. Fakat babamın yarattığı mitolojide Melkor dünyaya sadece bir kez o da diğer Valar ile birlikte gelmiştir ve dünyadan kovulana kadarda hep orda kalmıştır. Öyle gözüküyor ki burada yapılan gönderme Morgoth'un Ungoliant'la birlikte Ağaçları yok ettikten sonra Valinor'dan Orta Dünya'ya gelmesidir."

Eğer Tolkien'in mitolojisi hakkında kendisi dışında uzman birisi varsa o da herhalde hayatının büyük bir bölümünü babasının notları içinde geçirmiş ve Orta Dünya'nın yaratımı sırasında da babasına yardım etmiş olan oğul Christopher Tolkien'dir. Eğer Christopher bu cümleyi böyle yorumlamışsa bence doğru olanda budur. Çünkü Tolkien'in mitolojisini yaratırken sık sık oğlu ile konuştuğu onun fikrini aldığı bilinen bir gerçek. Mitolojinin yaratılması sırasında da babasına yardım eden Christopher herhalde yanılıyor olamaz.

Peki gelelim Bombadil'in Yüzük'ten etkilenmeme meselesine. Bunun için pek çok neden söylenebilir. Ama bence en doğrusunu Tom Shippey "The Road To Middle Earth: How J.R.R. tolkien created a new mythology" adlı kitabından söylemiş: "Bombadil'in en büyük özelliği doğallığıdır" . Evet Tom Bombadil doğaldır. Onda Orta Dünya'da yaşayan diğer canlıların hırsı, çekememezliği veya güç ihtirası yoktur. O çevresine en uygun şekilde varlığını sürdürmeye devam eder. Bombadil bir bakıma tarafsızdır, nötr dür. Kötülükte, iyilikte onun karışacağı şeyler değildir. Sadece onun için ikiside doğallığın bir parçasıdır. Eğer tarafsızlığın bir Vala'sı veya Maia'sı olsaydı bu kesinlike Tom olurdu. Bu durumda tamamen tarafsız davrandığı Orta Dünya'nın güç sembolünün yani Yüzük'ün onun üzerinde bir hükmü olmamasıda gayet doğaldır. Çünkü Bombadil Yüzük'ün getireceği güce buna karşılık ondan alacaklarına karşı tamamen kayıtsızdır.

Peki geliyoruz Fangorn'un yaşayan en eski canlı olduğuna. Aslında bununda cevabı son derece açık: Bir Maia için yaşıyor denemez veya bir canlıdır denemez daha çok bir varlık demek daha uygun düşer. Tom Shippey bu konuya farklı bir yorum getirmiş. "Nasıl Nazgûl veya Höyüklü Kişiler için ölü diyemezsek, pekala Bombadil içinde yaşamıyor diyebiliriz."

Gelelim bu konu hakkındaki son teoriye. Bazı romantiklerin ileri sürdüğü ve benim her zaman tebessüm etmeme neden olan ama bence asılsız olan teoriye: Tom Bombadil'in Tolkien'in Orta Dünya'da ki yansıması olduğuna. Öyle ya bu dünyayı hatta Eru'yu bilen yaratan hayal gücü karanlıktan öncede, hatta Eru'dan önce bile burdaydı. Fakat bu iddaa asılsız. Çünkü gayet iyi biliniyor ki, eğer Tolkien'in bir yansıması varsa o da Beren'dir ve karısıda Luthien'dir. Hatta mezarlarında bile Beren ve Luthien yazıyor, Bombadil ve Altınyemiş değil. Kaldıki bu yansıma da Orta Dünya'da hiç bir şeyin dokunamadığı bir varlık değil, Beren gibi etiyle kemiğiyle bir insandır. Diğer yandan oğlu Christopher'da Tolkien'in Bombadil olduğunu doğrulayan hiç bir şey söylemiyor.

Bütün bu teorileri, soruları cevapları bir yana bırakırsak, hepimizin fena halde yanıldığı bir nokta var. Orta Dünya o kadar gerçekmiş gibi görünüyor, onun o kadar çok gerçek olmasını istiyoruz ki; Ona gerçekmiş muamelesi yapıyoruz. Sanki birer tarihçi gibi yazılanları didik didik edip ip uçları arıyoruz. Oysa bu sadece bir kurgu. Yüzüklerin Efendisi veya Tolkien'in diğer yapıtları birer gerçek tarih kitabı değil. Zaman zaman hızlanan temposu, yükselen gerilimi ile edebi eserler. Belkide Tolkien o noktada sadece olaya biraz mistiklik biraz gizem eklemek istedi. Belki o yüzden Bombadil Yüzük'ten hiç etkilenmedi. Veya Tolkien bilerek bazı noktaları gizli tuttu, belkide sadece unuttu. İşin güzel yanıda bu zaten. Sadece bir kurgu olan bir roman bizlere bunları düşündürtüyor kendisini bu kadar gerçek hissettirebiliyorsa yüzyılın en iyi romanı sıfatını alması son derece doğal bence.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #1 : Ekim 26, 2008, 11:56:06 ÖS »
Ecthelion

Ecthelion Gondolin lordlarından biridir.Hakkında çok kesin bilgilere erişilememekle beraber şehrin düşmesine yol açacak olan Angband saldırısında, beyaz kulenin kapısında mağrur bir şekilde düşmanını beklediği söylenir.

Arda nın yaratılmasından beri dünyada var olan Balrogların efendisi Gothmog, Kulenin kapısında bekleyen Ecthelion'u düşürmek ve kuleye girebilmek için o güne kadar görülmemiş bir mücadele verir.

Morgoth un en önemli hizmetkarlarından,Feanor un ve nice soylu elfin katili Gothmog, Ecthelion'un gücü ve azmi karşısında şehir meydanında cansız yere serilir ancak Ecthelion da kendinden kat kat üstün, bedenleşmiş bir Maia karşısında dayanamaz ve Ak kulenin soylu koruyucusu, öldürdüğü düşmanının üzerine düşer.

Pınar'lı Ecthelion (Ecthelion of the Fountain) Gondolin in düştüğünü öğrenerek ölür
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #2 : Ekim 26, 2008, 11:57:27 ÖS »
Elendil



Arnor ve Gondor'un Dúnedain kralıdır. Elendil, Andúnie'den Númenórean bir prensti. İkinci Çağın 3319 yılında Númenór'un Yıkılışından sonra Elendil ve oğulları Isıldur ve Anárion, dokuz gemi ile Orta Dünyaya gelerek, Orta Dünyadaki Dúnedain krallıklarını kurdular. Uzun Elendil, kuzeydeki Arnor krallığında yaşamayı tercih etti ve Arnor ile Gondor'un ilk Yüksek Kralı unvanını aldı; oğulları ise güneydeki Gondor krallığında yaşadılar. İkinci Çağın 3429 yılında Sauron, Dúnedain topraklarına saldırdı. Bunu izleyen yıl içerisinde Elfler ve İnsanlar Arasındaki Son Müttefikliği oluşturuldu. Orta Dünyadaki Elflerin son Yüksek Kralı Gil-Galad, Elendil'in Dúnedainleri ile işbirliği yaptı. 3434 yılındaki Dagorlad Savaşında Sauron'un ordusu yenildi fakat Yüzüklerin Efendisi Mordor'a kaçtı. Bunu izleyen ve yedi yıl süren kuşatma sırasında Anárion öldü. Elendil ve Gil-Galad, Karanlık Kule önünde yapılan son düelloda Sauron'u yenmeyi başardılarsa da, kendileri de aynı çarpışmada öldüler. Babasının kırık kılıcı Narsil ile Sauron'un elinden Tek Yüzüğü kesip almak ise, Isildur'a düştü.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #3 : Ekim 26, 2008, 11:58:53 ÖS »
Faramir



Faramir, Gondor'un Dunedain lordudur. Üçüncü Çağın 2983. yılında doğan Faramir, Gondor'un son Kral Vekili Denethor II'nin küçük oğluydu. Ithilien Gezgin Bekçilerinin Komutanı olan Faramir, Gondor Kuşatmasından önce Osgiliath'dan Minas Tirith'e geri çekilişe önderlik etmiştir. Ağabeyi Boromir'in öldürülmesinin ardından Faramir de, Cadı Kral tarafından yaralanmıştı. Bunun üzerine Denethor delirerek komadaki Faramir'i kendisi ile birlikte yakmaya çalıştıysa da, Gandalf Faramir'i kurtarmayı başardı. Aragorn'un sığayıcı elleri ise, Faramir'i Cadı Kralın "Kara Nefesi"nin neden olduğu ölüm benzeri uykudan uyandırdı. İyileşen Faramir, Rohanın Kalkan Kızı Éowyn'e aşık oldu. Çift, Yüzük Savaşından sonra evlendi ve Faramir Dördüncü Çağın 82. yılına dek Gondor Kral Vekili ve Ithilien Prensi unvanlarını taşıdı. . .

Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #4 : Ekim 27, 2008, 12:00:16 ÖÖ »
Grima Wormtonque




Hitabet sanatında ustalaşmış bir Rohanlıdır. Saruman tarafından vaadlerle kandırılıp Rohan'ı içten yıkmaya çalışmıştır. Rohan kralı Theoden'e savaştan uzak durmasını, Saruman'ın en iyi müttefikleri olduğunu ve onun artık çok yaşlandığını söyleyerek onu yaşlı bir korkak haline dönüştürmüştür. Saruman'ın bu planı çok iyi işleyip Rohan parçalanmaya başladığında Gandalf tam vaktinde gelip (bir büyücü asla geç kalmaz. Erken de gelmez, o tam vaktinde gelir) Kral Theoden'i bulunduğu miskin, uyuşuk ve pısırık halden kurtarır. Grima'nın niyetini geçde olsa anlayan Kral Theoden onu Rohan'dan kovar. Rohan'dan kovulan Grima soluğu Orthanc'da ki kulesinde hain planlar kuran Saruman'ın yanında alır. Ama Grima'nın üzerindeki uğursuzluk (!!!) bununla bitmez. Çok güvendiği efendisi Saruman, Ent'leri hesaba katmayarak Fangorn Ormanı'nda ki ağaçları kestirmiştir. Bu olay asırlardır Orta Dünya'da ki halkların işine karışmayan Ent'leri küplere bindirir ve soluğu Orthanc'da alırlar. Grima daha en başta Rohan'a yaptığı ihanetin bir hata olduğunu düşünmeye başlamıştır ama Saruman efendiden ziyadesiyle tırsmaktadır. Orthanc'ta Ent'lerin kuşatması altında tutsak kalan Saruman ve Grima bir de Gandalf'ın gelip Saruman'ın asasını kırmasıyla iyice şamar oğlanına dönerler. Lakin belki Saruman'ın yegane silahı olan sesi, belki de sadece Ent Ağaçsakal'ın insafı sayesinde tutsaklıktan serbest bırakılırlar. Ama bu serbest bırakma Saruman'ın bünyesinde iyi durmaz ve Shire'e giderek yarım porsiyon Hobbit'leri köleleri haline getirirler. Saruman'ın baş kölesi ise Grima olmuştur. Grima artık Saruman'ın hakaretlerine ve attığı dayaklara dayanamamaktadır. Saruman efendi burada güllük gülistanlık yaşayacağını zannederken ortama 9 Parmaklı Frodo Baggins, Cesur Samwise Gamgee, Hisar Muhafızı Peregrin Took ve Rohan Süvarisi Meriadoc Brandybuck gelir. Shire halkını kurtaran bu gözü pek kahramanlar Saruman'ın yanında soluğu alırlar. Fırsat bu fırsattır diye gaza gelen Grima tam bu sırada Saruman'ı arkadan bıçaklayarak belkide hayatındaki en işe yarar şeyi yapar. Ama tam bu sırada bıçağı çekmesinden işkillenen Lovasıtasıyltho Baggins tarafından ok a öldürülmeyi engelyemez.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #5 : Ekim 27, 2008, 12:03:29 ÖÖ »
Witch King




Er-mûrazor (kara prens) adıylada bilinen bir númenórean prensiydi. tar-ciryatan'ın 2. oğlu tar-atanamir the great'inde küçük kardeşiydi. doğum tarihi ikinci çağ 1820'dir. doğumund***uenyada alacakaranlığın oğlu anlamına gelen tindomul ismini aldı çünki saçları o güne kadar insanlar arasında görülmemiş kadar siyahtı ve doğumunda bir güneş tutulması gerçekleşmişti. abisi tar-atamir'e benzemesine rağmen inanılmaz kibirli ve agresifti. zaman içinde orta-dünyaya yapılan seferlerde içinde yavaş yavaş er-murâzor doğmaya başlamıştı. sonunda ikinci çağın 1883 yılının ilk haftası sauron'un kuklası olmak üzere barad-dûr'e girdi.o günden sonraki 115 yıl boyunca gerek ilimi gerekse kara-büyülerdeki ustalığı sayesinde kara lordun bir numaralı hizmetkarı müthiş bir büyücü haline geldi.1998de ise sauronun güç ve ölümsüzlük vaatlerine yenik düşüp 9 güç yüzüğünden birini aldı ve ruhunu efendisine sundu. o günden itibarende orta-dünya'da witch-king veya lord morgul olarak anılmaya başlandı.


ikinci çağ boyunca sauron onu kuzeye yolladı. kuzeyde angmar isimli bir krallık kurdu ve arnorla uzun yıllar savaştı. arnor'u çökertti ve başkenti ele geçirdi fakat daha sonra gondor kralı eärnur ve eriadordaki dostlarının yardımı ile annúminas yakınlarında yenildi ve bir yıl sonra kurduğu angmar'da yıkıldı. üçüncü çağda sauronun ordusunun güney kolunu yönetti ve osgiliath ordusunu nehrin ötesine sürdü daha sonra diğerlerine katıldı ve shire'da kayıp yüzüğü aramaya başladı. yüzük savaşı sırasında bir çok kez eline fırsat geçmesine rağmen yüzüğü ele geçiremedi ve pelennor savaşında rohan kralı theoden'in kardeşinin kızı eowyn ve hobbit merriadoc tarafından yok edildi.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #6 : Ekim 27, 2008, 12:04:43 ÖÖ »
Eomer



Eomund of Eastfold ve Kral Theoden'in kızkardeşi olan Theodwyn'in oğludur.

Daha 26 yaşındayken, Rohirrimlerin 3. komutanı oldu ve Eastfoldlu binicileri komuta etti. Gençlik yılları, Rohan için çok zor geçen yıllardı. Rohan insanları, kuzeyden gelen Orclar tarafından tehdit ediliyordu.Bu süre içerisinde, kralın sözde danışmanı Galmod oğlu Grima, Saruman'ın casusu olarak, kralı tamamen etkisi altına almıştı.

3. çağda, 25 Şubat 3019'da, Fords of Isen'in ilk savaşı adı verilen çarpışmada, Kral Theoden'in oğlu ve varisi Theodred'in Saruman'ın güçleri tarafından öldürülmesi, Eomer'i kralın doğal varisi haline getirdi. Bundan 5 gün sonra, Eomer'in Riddermark bölgesinde 3 yabancıya rastlaması, Rohan'ın kaderini değiştirecekti. Bu 3 yabancı, Aragorn, Legolas ve Gimli'ydi. Eomer'in, ümitlerini kaybetmiş 3 kahramana yardımcı olması, Rohan'ın gelecekteki zaferinin habercisi oldu.

Birkaç gün sonra, Gandalf, Edoras'a gelerek Kral Theoden'i, kendisini saran büyüden kurtararak uyandırdı. Rohirrimler savaşa hazırlandı, Fords of Isen'in 2. savaşında yenilmelerine rağmen, Battle of Hornburg'da Fangornlu Entlerin yardımıyla Saruman'ın ordularını bozguna uğrattılar.

Eomer, Kral Theoden'le beraber Minas Tirith'e yardıma giderek Pelennor çayırlarında Sauron'un ordularına karşı savaştı. Theoden'in savaş sırasında ölmesiyle, Eomer Rohan kralı oldu.

Eomer, kral olduğunda 28 yaşındaydı. Rohirrim'i 65 yıl yönetti. Gondor'la büyük bir dostluk ve ittifak içinde yaşadı. Hükümdarlığı sırasındaki bolluk ve barış ortamı nedeniyle ona "Eadig" (Blessed=kutsanmış) adı verildi. Lothiriel ile evliliğinden Elfwine isimli bir oğlu oldu.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #7 : Ekim 27, 2008, 12:06:30 ÖÖ »
Celeborn




Galadriel’in Elf kocası, Galadhrim Lordu ve Galadriel’in yanında Lothlórien’in yöneticisidir. Teleri Elfi'dir. İlk Çağ'da Doriath Prensi'dir. Lórien Lordu olarak Üçüncü Çağ’da tanınmıştır. Elrond’un eşi Celebrian’ın babası, dolayısı ile Arwen Akşamyıldızı’nın dedesidir. Ayrıca İlk Çağ Elf Kralı Thingol’ün hısmıdır. Celeborn, Sindarin dilinde “(uzun) gümüşi ağaç” demektir.

Kendisine, Lórien Lordu, Galadhrim Lordu veya Ormanın Lordu diye farklı şekillerde de hitap edilir. Lothlórien’de sadece Lord Celeborn veya Lord olarak anılır.

Peter Jackson’ın Yüzük Kardeşliği filminde bu rolü Marton Csokas oynamıştır.

Celeborn’un soyu belirgin değildir. İlk olarak Yüzüklerin Efendisi’nde ortaya çıkmıştır, ve Tolkien’in daha sonra yayımlanan Silmarillion adlı eserinde adı geçmemektedir.

Celeborn’un Yüzüklerin Efendisi’nden sonraki hayatı da geçmişi kadar belirsizdir. Galadriel Orta Dünya’dan ayrıldığında, Celeborn kalmıştır. Fakat daha sonra, Dördüncü Çağ’da, Valinor’a gitmek üzere Orta Dünya’dan ayrılmıştır. “Aragorn ve Arwen’in Öyküsü”, kısa süre sonra Lórien’in tamamen boşaltıdığını anlatır. Celeborn’un, eski zamanların anılarını aktaran son kişi olduğu söylenir.

Celeborn ayrıca Tol Eressëa’da büyüyen Beyaz Ağaç’ın adıdır. Galathilion ağacını toğumundan büyümüştür, Valinor’un İki Ağacı’nın daha yaşlı olanıdır. Númenor ve Gondor’un Ak Ağaçları’nın atasıdır.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #8 : Ekim 27, 2008, 12:07:38 ÖÖ »
Bilbo Baggins





Shire'li bir hobbit; maceraci,elf dostu,yuzuktasiyici,yazar,sair ve aydin..bir hobbit olarak sakin ve saygin bir yasam suren cikin cikmazi 'li bilbo,gandalf tarafindan thoırin ve kafilesi'ne katilmaya ikna edilmesiyle birlikte orta dunya tarihi icin cok onemli bir rol oynamaya baslayacakti. magarasinda buldugu tek yuzuk'u gollum'dan kacirdi.ejder smaug'un oldurulmesinde buyuk rol oynadi ve hazineden kazandigi payin kucuk bir bir bolumunu yaninda alarak hobbitkoy'deki evine donerek altmis yil boyunca huzur icinde yasadi. drogo ve primula baggins'in olumu uzerine ogullari frodo'yu evlat edinerek varisi ilan etti. 111. yas gununde bir solen duzenleyip servetini ve yuzugu frodo'ya birakarak ortadan kayboldu. bu donemde vadi ve erebor'a ugrayarak yarmavadi'ye gitmisti. orada yirmi yil boyunca yasadi,siir yazdi,elf ilmi ogrendi. yuzuk koruyuculari'nin son yolculugu'na katilarak deniz'in otesine gecti. yasaminin buyuk bolumunu hobbitkoy'de cikin cikmazi adli evinde geciren bilbo,bir cok hobbitin tersine evlenmeyerek bekar kalacakti.131 yasindayken deniz'in otesine gecerek gelmis gecmis en uzun sure yasayan hobbit oldu;uzun yasamini birazda tasidigi yuzugun etkisine borcludur.mesekalkan thorin'in verdigi bir mithril zirh kusanir ve unlu elf bicagi sting'i tasir. thorin ve kafilesi'yle erebor'a yaptigi yolculugun oykusunu batisiniri'nin kirmizi kitabi'nda anlatti ki bu oyku profesor tolkien tarafindan uyarlanarak hobbit adiyla ingilizce'ye cevirilecekti. sayisiz siir yazan bilbo baggins'in asil ilgi alani ilk cag'di ve en onemli bilimsel eseri elfce'den ceviriler adiyla yazdigi kitaptir.

bilbo baggins took ve baggins kanlarını taşıyan bir hobbittir. elf dostu, yüzük taşıyıcısı ve hırsız olarak da adlandırıldı. 2890 yılında doğan bilbo baggins kısa, şişman, kıvırcık saçlıydı ve ayaklarında da kıvırcık kıllar vardı. zaman geçti, ama bilbo hiç yaşlanmış göstermedi.

bilbo'nun hikayesi gandalf ile tanışıp meşekalkan thorinin kafilesine katılmayı kabul etmesi ile başlar, beraber gidip smaugu yokedecek ve yalnız dağı yeniden ellerine geçireceklerdir. yollarında bilbo bir mağaraya düştü ve orada sihirli bir yüzük buldu. aslında yüzük gollum adlı bir yaratığındı, bir bilmece serisinden sonra bilbo kaçtı ve kafileyi tekrar buldu. smaug'un ininden çıkmasını sağladı, bu da onun öldürülmesine katkıda bulunmasına neden oldu. bilbo macerasından sonra evine döndü, ve 111. yaşına kadar garip olarak varsayılan bir hobbit olmak dışında pek birşey yapmadı. 144 seçilmiş ziyaretçinin önünde kayboldu, bag end'i, yüzüğü ve çoğu mal varlığını bırakarak yola çıktı.

rivendell'e yerleşip hayatını orada geçirmeye başladı, burada kırmızı kitap'a devam etti, burada bitirdi ve birçok şarkı ve şiir yazdı. herşey bittikten sonra gandalf ve frodo ile denize açıldı.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #9 : Ekim 27, 2008, 12:08:49 ÖÖ »
Gollum ( Smeagol)

   



Gollum, küçük bir hayalet ve eski bir Hobbittir. Gollum bir zamanlar, Anduin Vadilerindeki Gladden Düzlüklerinde doğmuş olan Sméagol adlı bir Stoor Hobbitiydi. Üçüncü Çağın 2463. yılında Sméagol'un kuzeni Déagol balık tutarken Tek Yüzüğü buldu ve onu hemen öldüren Sméagol Yüzüğü ele geçirdi. Yüzüğün gücü Sméagol'un yaşam süresini uzattıysa da, onu tanınmaz hale getirdi. Bundan sonra konuşurken çıkardığı çirkin, mideden gelen sesler yüzünden Gollum adıyla tanındı. Işıktan korkan hayaletimsi bir yaratık haline geldi ve pis cinayetler işleyerek ve kirli etler yiyerek yaşadı. Yalnızca derin mağaraların karanlık yeraltı göllerinde huzur buldu. Derisi tüysüz, kara renkli ve nemli, bedeni ise zayıf ve kemikli bir hal aldı. Başı bir kafatasına benzedi, gözleri ise bir balığınkiler gibi yuvalarından fırladı. Dişleri Orclarınki gibi uzadı ve Hobbit ayakları düzleşerek perdeli hale geldi. Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum, Sisli Dağların altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.

Daha sonra 2941 yılında Gollum'un mağarasına bir kader ziyareti yapan Bilbo Baggins, Tek Yüzüğü ele geçirdi. 3019 yılında Gollum sonunda yeni Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins'i yakaladı fakat yenemedi. Bir süre için Frodo Gollum'u evcilleştirmiş gibi göründüyse de, Gollum ihanetlerinden vazgeçmedi.

Böylece son dakikada, iyi Frodo bile Kıyamet Dağında Yüzüğün gücünün etkisine girdiği sırada Gollum, Kıyamet Yarıklarının kenarında Yüzük Taşıyıcısına saldırdı. Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve Yüzüğü ele geçirdi fakat tam da bu zafer anında dengesini kaybederek değerli ganimeti ile birlikte Yeryüzünün ateşli karnına düşerek yokoldu.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #10 : Ekim 27, 2008, 12:09:52 ÖÖ »
Merry Brandybuck




Shire'lı bir Hobbittir (Hobbits). Üçüncü Çağın 2982. yılında doğan Meriadoc Brandybuck, Buck-ülkesinin efendisi Saradoc Brandybuck'ın oğludur. 3018 yılında Merry, Yüzük Kardeşliği'nin dört Hobbit üyesinden biri olarak seçildi. Kardeşlik bozulana dek pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Pippin (Peregrin Took) ile birlikte Isengrad Orclarınca esir alındı. Orc lar Rohirrim'in saldırısına uğradığında iki Hobbit Fangorn Ormanına sığınarak Entlerin Isengrad'a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar. Merry daha sonra Rohan Kralı Théoden'in hizmetine girdi. Pelennor Düzlükleri Savaşında kalkan kızı Éowyn ile birlikte Morgul'un Cadı Kralını öldürerek kahraman oldu. Bu olayda neredeyse kendisi de ölen Merry'yi, Aragorn iyileştirdi. Aynı yıl daha sonra Shire'a geri döndüğünde, Bywater Savaşında dövüştü. Merry daha sonra Estella Bolger ile evlenerek, Buck-ülkesinin efendisi olarak babasının yerini aldı. Tam tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki en uzun Hobbitlerdi. Dördüncü Çağın 64. yılında Merry ile Pippin, Shire'dan ayrılarak hayatlarının geri kalanını geçirmek üzere Rohan ve Gondor'a gittiler. Burada öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #11 : Ekim 27, 2008, 12:10:42 ÖÖ »
Peregrin Took (Pippin)




Shire'lı bir Hobbittir . Üçüncü Çağın 2990. yılında doğan Peregrin Took, Shire Şerifinin oğludur. Frodo Baggins'in sadık bir arkadaşı olarak 3019 yılında Yüzük Seferine katıldı. Yüzük Kardeşliği bozulana dek Kardeşlik ile birlikte pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Merry (Meriadoc Brandybuck) ile birlikte Orclar tarafından esir alındı. Şanslı bir biçimde Fangorn Ormanı'na sığınan iki Hobbit, Ent Ağaçsakalı ile karşılaştılar ve Entlerin Isengrad'a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar. Daha sonra Gandalf, Pippin'i Gondor'a götürdü ve Pippin burada Gondor'un hizmetine girerek Kale Bekçisi unvanını aldı ve Kral Vekilinin oğlu Faramir'in hayatının kurtarılmasına yardımcı oldu. Mordor'un Kara Kapısı önünde yapılan savaşta Pippin bir Troll öldürerek ün kazandı. Aynı yıl daha sonra Shire'a döndüğünde, Bywater Savaşı'nda dövüştü. Tam tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki en uzun Hobbitlerdi; bu boylarını içtikleri Ent İçeceklerine borçluydular. Dördüncü Çağın 14. yılında Pippin, Shire Şerifi oldu ve bu görevini 64 yılına dek sürdürdü. Merry ile birlikte hayatlarının geri kalanını Rohan ve Gondor'da geçirmeye karar verdiler ve burada öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #12 : Ekim 27, 2008, 12:12:11 ÖÖ »
Frodo Baggins



Frodo Baggins, Shire'lı bir Hobbit

ve Yüzük Taşıyıcısıdır. Üçüncü Çağın 2968. yılında doğan Frodo, Drogo Baggins ile Primula Brandybuck'ın oğludur. Çocukluğunda yetim kalan Frodo, kuzeni Çıkın Çıkmazında yaşayan Bilbo Baggins tarafından evlat edinilmiştir. Bir Hobbit için pek maceracı olan Frodo, aynı zamanda çok iyi bir eğitim almıştı ve hem bir şarkı yazarı hem de Elf gelenekleri ile dili konusunda uzmandı. 3001 yılında Bilbo gizemli bir biçimde Shire'ı terk ettiğinde, Çıkın Çıkmazı

ile birlikte Tek Yüzük de Frodo'ya miras kaldı. 3018 yılında Büyücü Gandalf yeniden ortaya çıkarak Frodo'yu Yüzük Seferine yolladı; önce Rivendell'e gelen Frodo ve arkadaşları burada oluşturulan Yüzük Kardeşliğine katıldılar. Frodo bu yolculuğun pek çok tehlikesi ve kötülüğünden kılpayı da olsa kurtulmayı başararak, Tek Yüzüğü Kıyamet Dağının ateşlerinde yoketti. Böylece Frodo, Yüzük Savaşını sona erdirmiş oldu. Savaştan sonra Çıkın Çıkmazına döndüyse de, Sefer sırasında aldığı zehirli yaralar ile psikolojik travmalar etkisini göstermeye başladı. 3021 yılında Yüzük Koruyucularının Son Seferine katılan Frodo, bir Elf gemisine binerek Ölümsüz Topraklara doğru yola çıktı
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #13 : Ekim 27, 2008, 12:14:59 ÖÖ »
Gimli



Elf dostu Gimli; gloinin oğlu. kısa boylu, yapılı, uzun kahverengi saçlı ve sakallıdır.

Gimli 3018 yılında babası ve diğer cücelerle beraber rivendelle geldi, cüceleri temsil etmesi için yüzük kardeşliğine seçildi, ve gandalfa moriayı geçmelerinde yardım etti. durinin gününden beri lothloriene girebilen ilk cüce oldu, ve galadrielin güzelliğinin karşısında korku ve hayranlıkla karışık bir saygıya büründü. legolas ile çok yakın arkadaş oldu, ve onunla beraber yüzük savaşından sonra orta dünyayı gezdi. ayrıca, gimli yüzük savaşı'ndan sonra bir grup demirci cüce ile gelip gondor'un kapılarını çelik ve mithril ile yeniletti. ayrıca kendisi glittering cavesin efendisidir. dç 120'de legolas ile deniz'e açılmıştır...


boyundan büyük baltası var ama bana göre en komik ve en cekici kahraman :)
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)

Çevrimdışı #Kurtay

  • # Yörünge Dışı
  • Üye
  • **
  • İleti: 924
  • ,
    • E-Posta
Ynt: Lord of the rings (Karakterler hakkında biraz bilgi)
« Yanıtla #14 : Ekim 27, 2008, 12:17:06 ÖÖ »
Galadriel



Galadriel, Finarfin'in tek kız çocuğuydu. Ağabeyleri Felagund Finrod,Angrod ve Aegnor'dur. Ağaçların döneminde Valinor'da doğmuştur.

Galadriel Hanım ( Lady Galadriel ), Lorien'ın Hanımı ( Lady of Lorien) yada Lady of the Wood ( Ormanın Hanımı ) olarak bilinir. Quenya dilinde Artanis ( soylu kadın) yada Nerwen( erkek-kadın, sahip olduğu büyük güç nediyle)'dir adı. Galadriel, Teleri Quenyasındaki Alatariel ( Çelenkle taçlanmış aydınlık bakire) isminin Sindarin'e çevirilmiş şeklidir. Bu isim ona Altın-Gümüş renginde parlayan saçları sebebiyle kocası Celeborn tarafından verilmiştir.

Hatta Tirion Elfleri der ki, onun saçlarında Valinor'un İki Ağacı, hem Laurelin'in hemde Teleprion'un ışıkları yaşar ve bu Feanor'a Silmarilleri yapması için büyük ilham vermiştir.

Galadriel ile ilgili hikayeler biraz kafa karıştırıcıdır, çünkü Bitmemiş Hikayeler( sonraki kayıtlar ) ve Silmarillion ( eski kayıtlar ) arasında bazı çelişkiler vardır.

Silmarillion'a göre Galadriel, Noldor isyanının istekli bir katılımcısı ve Liderlerinden biriydi. Ancak Feanor ve akrabalarından tamamen ayrıdır ve Akraba Kıyımının ( Kinslaying ) bir parçası olmamıştır. Bir zamanlar Beleriand'da Felagund Finrod ile yaşamış ancak zamanın çoğunu Thingol ve Melian ile geçirmiştir. Burada Thingol'un akrabası olan Celeborn'la tanışmıştır.

Hem Silmarillion'da hemde filmlerde, Galadriel üstün zihinsel güçlere sahip olarak betimlenir. Silmarillionda başkalarının zihinlerine bakma ve onları en adil şekilde yargılama yetisiyle kutsandığı söylenir. Vanyar kanıda taşıdığı için ( Baba tarafından büyükannesi Indis sebebiyle) tüm elflerin en adili olarak bilinir, ister Aman kıyılarında olsun ister Orta Dünya'da.

Daha sonraki kayıtlara göre ise, Galadriel, annesinin akrabalarıyla birlikte bir Teleri limanı olan Alqualonde'de yaşıyordu. Burada Celeborn'la tanışır. Onunla birlikte Valinor'dan ayrılır ve Noldor'un çoğundan ayrı olarak Beleriand'a gelir. Kayıtlara göre, Galadriel isyanla doğrudan bağlantılı değildi ve Alqualonde'nin savunması için çarpıştı. Yinede izinsiz ayrıldığı için Valar'ın Yasağına tabi tutuldu. Beleriand'a geldikten sonra Thingol tarafından hoş karşılandılar ve Doriath'ta yaşadılar. Celeborn,kendi hesabına, Olwe'nin torunuydu ve bu nedenle özellikle hoş karşılandı. Noldor geldikten sonra, Galadriel ağabeyleriyle ilişkilerini yeniden kurdu ancak yarım kuzenleri olan Feanor'un oğullarıyla olan ilişkileri düşmancaydı. Bu daha sornaki kayıtlarda, Galadriel ve Feanor, büyük düşmanlar olarak betimlenir, hatta Aman'da bile.

Her iki kayıtta da, Celeborn, Beleriand Savaşlarında önemli bir rol oynamamıştır. Hem Celeborn,hem de Galadriel, Öfke Savaş'ından önce Beleriand'ı terketmiş ama Valar'ın affını kabul etmemiştir. Böylece Yasak devam etmiştir.

Galadriel ve Celeborn önce Lindon'a gitmiş ve bir grup elfi yönetmişlerdir.
Daha sonra doğuya gitmiş ve Eregion diyarına geçmişlerdir. Burada, Anduin vadisindeki bir Teleri yerleşimiyle bağlantı kurmuşlardır, ki burası sonradan Lothlorien olarak bilinecektir. Sonraları, Eregion'u Khazad-dum madenleri yoluyla terketmiş ve Lothlorien'in yöneticeleri olmuilardır.O dönemde Eregion'u Celebrimbor yönetmiş, Galadriel ve Celeborn'un ise Celebrian isimli bir kızları olmuştur. Celebrian daha sonraları Yarım-Elf Elrond ile evlenecektir.

İkinci çağ sırasında, Güç Yüzükleri yapılırken, Galadriel, Annatar'a yani Celebrimbor ve diğer Noldor'a yol gösteren Loremaster'a güvenmemiştir. Bu kişinin -daha sonradan- Sauron olduğu anlaşılacaktır.

Eregion'a saldırıldığı sırada Galadriel'e Su Yüzüğü, Nenya verilmiştir ki üç yüzüğün en önemlisidir.

Sauron'un gücünün bilincindeki Galadriel, Tek Yüzük Sauron'un elinde olduğu sürece Nenya'yı kullanmaz. Ancak, ne zamanki Üçüncü Çağ'da, Tek Yüzük kaybolur, o zaman o da kendi Yüzüğünü kullanır. Yüzüğün gücünün Galadriel'in aynasıyla bağlantılı olması kuvvetle muhtemeldir.



Yüzük Kardeşliği kitabında, Galadriel Gruba ev sahipliği yapar ve her bir üyenin yüreğine bakar, amaçlarını anlamaya çalışır. Boromir bunu bir sınama olarak görür.

Buna karşılık Galadriel kendiside sınanacaktır. Frodo Baggins ona Tek Yüzüğü sunar. Ancak Galadriel yüzüğü reddeder ve İnsanlağın yükselişi yolunda kendi ufalanışlarını kaderi olarak kabul eder. Yüzük Kardeşliği ayrılmak üzereyken,tüm gruba çeşitli hediyeler ve Elf pelerinleri verir.
Onlara kayıklar ve erzak sağlar.

Tamda Kardeşliğin ayrıldığı gün, Gandalf, Kartal Gwaihir tarafından taşınarak Lorien'e getirilir. Galadriel onu tedavi eder ve beyazlara büründürür.

Yüzük Savaşı sırasında Lothlorien, Dol Guldur orduları tarafından üç kez kuşatılır ama alınamaz. Denir ki, "Orman'da varolan güç, Sauron'un kendisi gelmedikçe, mağlup edilemez." O güç tabii ki Galadriel Hanımın ta kendisidir, ve Nenya'yı takmaktadır.

Sauron yol edildikten sonra, Celeborn Dol Guldur'u ele geçirir.

Artık Galadriel, Eldarın en yücesi olarak kabul görür. Silmarillion'da Feanor'la birlikte Elflerin en yüceleri oldukları söylenir anca Galadriel, Feanor'dan çok daha bilgedir.

Son Gemiyle birlikte Büyük Deniz'i geçer. Yanında Elrond,Gandalf,Cirdan,Bilbo ve Frodo vardır. Filmde gösterilenin aksine Celeborn'u - ta ki oda yelken açana kadar- geride bırakır.

Tek Yüzüğü reddetmesi sayesinde üzerindeki yasak kalkmış ve Valinor'a dönebilmiştir. Tüm Noldor Sürgününden, geriye dönen tek kişidir.

7.000 yaşından fazla yaşamıştır ve yalnızca Gemiyapımcısı Cirdan ondan daha yaşlıdır.
Hiç sabrın kalmasa bile vazgeçersen kaybedersin!
Bu savaş sonumuz olacaksa dillere destan bir son olmalı.
Saruman Köpek...! :)