Müzik…
Rüzgârın, yüzümü yalayıp geçtiğini hissedebiliyorum ya da kulağıma fısıldadığı anlamsız uğultuyu duyabiliyorum. Her ikisi de çok güzel duygular uyandırıyor fakat eksik olan bir şey var… Aynı şey müzik için de geçerli. Müzik, “Sesin biçim ve devinim kazanmış hâlidir.” diye çok kısa bir tanım yapılabilir lakin kişinin düşüncelerini kelimelerle, duygularınıysa melodilerle ifade edebildiği bir kavram bu kadar basit olamaz benim gözümde. Onu duymak, içinde hissetmek, içi tıka basa hayallerle dolu bir balona tutunup gezintiye çıkmak tarif edilemez duygular uyandırır içimde. Yine de rüzgâr eserken hissettiğim şeyi müzik dinlerken de hissediyorum. Her ikisini de tüm benliğimle hissediyorum, onları adeta içimde tekrar tekrar yaşıyorum fakat onları göremiyorum.
Sık ziyaretlerim sonucunda koridorlarını ezberlediğim bir yerdeyim. Burada, çalan müzik eşliğinde dilediğim gibi, özgürce yürüyebiliyorum. Bu bana mutluluk veriyor. Ayağımı, müziğin ritmine göre diğerinin önüne atıyorum. Bu yürüyüş şeklimle gülünç görünüp görünmediğimi umursamadan, müziğin kaynağına doğru ilerliyorum. Kulağımın içindeki şahane melodi hızlandıkça adımlarım da hızlanıyor, sesi daha şiddetli işittikçe içimdeki şevkte şiddetleniyor. Koridorları, çer çöpün arasından sıyrılıp yolunu bulan bir sızıntı edasıyla geçiyorum ve kaynağa varıyorum. Orada işte, içimde hissettiğim harika melodinin kaynağı. Oraya vardığımda müzik sona eriyor ve adımlarım da normale dönüyor. Tam yanına gidiyorum kaynağın, nefesini yüzümde hissedene kadar yaklaşıyorum ona. Sende kimsin, diyor en az icra ettiği müzik kadar melodik sesiyle. “Nasıl görünüyor?” Diyorum. Aynı anda boş gözlerle bakan surat ifadesini hayal ediyorum ve tahmin ettiğim cevabı alıyorum: Anlamadım?
Müzik, diyerek düzeltiyorum. Nasıl görünüyor?
İrkilerek uyanıyorum ve karanlığın içinde beklemeye devam ediyorum. Kendime geldiğim de yüzlerce kez olduğu gibi yine cevabı duyamadan uyandığıma üzülmüyorum. Eğer benim gibi doğuştan körseniz, kendiniz için değerli kabul ettiğiniz şeylere bir takım anlamlar yüklersiniz ve bazen onların gerçekte nasıl olduklarını bilmek istemezsiniz. Sanırım bende istemiyorum, hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum ve müzik, her zaman hayallerimdeki gibi kalsın istiyorum…
~volkan
Ağustos’09