Sonbaharın sonuna gelmiştik. Günlerden Pazardı. Akşam olmuş hava kararmıştı. Lord Blackthorne’nun ordularının sesi yaklaşmaya devam ediyordu. Britanya’daki sesizlik bozulmuş etrafı bir telaş sarmıştı. British ordularını saraya çekmiş ve savaş stratejisini ayarlıyordu. Düşmanı şehirden içeri almak ve kale savunması yapmak en mantıklı seçimdi. Dar alanda sayı üstünlüğü kurmak ve düşmanı sıkıştırarak yok etmek iyi bir strateji olsa gerekti.
Hava soğumaya başladı. Soğuk kılıcını sıkıca kavradı, şöyle bir tutup ona bakarak ne savaşlar gördüğünü ve bunlarında o savaşlardan biri olduğunu hatırladı. Çelik zırhını giydi miğferini taktı ve kılıcını kılıfına sokup atına bindi kaleden çıkıp dışarıdaki halkını selamlayacaktı. Bu savaşı kazanmak onun için önemli idi. Dışarıda şöyle bir halkına bakıp kılıcını çekti. Havaya kaldırarak söyle dedi.
‘Kılıçlar kırılacak kalkanlar parçalanacak ve Britanya’daki her asker sizleri korumak için kanının son damlasına kadar savaşacak Tanrı bizimle olsun’
Dışarıda ise işler farklı idi: Blackthorne katillerini Mintain köyünde topladıktan sonra Britanya köprüye doğru atlarını sürmeye başladılar. Ekibi çok kalabalık değildi. Fakat yetenekli savaşçılardan oluşan bir ekipti. Ayrıca yanında birkaç parşömen mevcuttu kimse bu parşömenlerin ne işe yarayacağını bilmiyordu. Planını kimseye söylemiyor. Fakat parşömenlerin kara büyüyle ilgili olduğu sanılıyordu. Britanya’ya yaklaştıkça katillerin coşkusu artıyor öldürmek ve yağma yapmak isteği üst düzeye çıkıyordu.
Not: Savaşı maviler kazanırsa ayni şekilde guard zone korumaları aktif olacaktır. Eğer savaşı Blackthorne ekibi kazanırsa Britanya 2 gun guard zone dışı kalacaktır..
Quest tarihi: 11 Ekim Pazar günü saat 23:00 dan sonra
Quest Master
Anselmo