Re-Born Of Blackrainbow
Aradan uzun zaman geçmişti. Sosari'da patlayan 2 süpernova tarihin akışını tamamen değiştirmişti. Artık British ve Blackthorne yoktu. Derebeylikler ve loncalar himayesindeydi Sosaria. Düzen yoktu. Derebeylikler hala Bristh'in korumalarını kullanıyor onları para karşılığı çalıştırıyorlardı.
Ex'Burn ailesinden sadece 5 kişi kalmıştı. Marijuanna, Calimdor, Giothine, Vanidy, Hephastios. Hala savaşıyor ama sadece kendi bölgelerini koruyorlardı. Britain'in kuzeyinde ormanlık bir alanda Son Katil kalesi onlara emanet edilmişti.
Marijuanna saklandıklarını düşünüyor ve Calimdor'a isyan ediyordu.
-Calimdor artık vakti geldi. Yeniden herşeyi istediğimiz gibi yapmalıyız.
-Nasıl yapabilirizki Phoenix ve Silence öldü. Aile dağılmak üzere biz son Burnleriz kaderimiz ölümü beklemektir dedi.
Marijuanna birden mızrağını aldı. Ve Silence'ın odasının kapısına sapladı....
Etraf birden kap karanlık olmuş, iblisler gülüşmeye başlamıştı. Ve birden bire kanlı bir cübbe ile bir çocuk gözüktü. haritaya doğru ilerledi. Ve Papua'nın kuzeyindeki Terathan Kalesini işaret edip kayboldu.
Marijuanna bunu bir işaret olduğunu ve Silence'ın kayıp mezarının yeri olduğunu düşündü. Aile üyelerine hemen duyuru yapıldı. Ve kaleye gidildi. Kale'nin girişinde şu yazıyordu.
"İçerde neyi aradığınızı bilmiyorsanız girmeyin. Yoksa kara bir gökkuşağı sizi bilinmezliğe sürükler...."
Marijuanna neyi istediğini çok iyi biliyordu. Calimdor ve Vanidy'i Ejder kanı toplaması için Destardın en alt katlarına yollamıştı nerdeyse onlarda gelmek üzereydi. Ve içeri girdiler. Burası bir yer altı mezarlığı idi akustiği o kadar iyi tasarlanmıştı ki. Giren kaybolabilirdi. Ayrılmamayı tercih ettiler. 2 gün durmadan ilerlediler. En sonunda garip bir şey oldu. Bir lahit'e ulaştılar üstünde Elfçe birşeyler yazıyordu.
"Bu mezarı her kim açarsa Sosaria'nın sonunu getirebilir. Her kim Ateş ve kan ile bu mezarı sularsa o asla Affedilmeyecektir.Calimdor içinden Ateş büyüsünün gizemli sözlerini okumaya başlar. Ve Hephaistos Marijuanna Vanidy aynı anda sol bileklerini keserler. Lahite durmadan kan akar ve birden Yine o kırmızı ışık mezarın kalenin etrafını sarmıştır. Lahitte bir patlama olmuştur. Ve bu Britain şehrinde kalesinde oturan derebey'i bile rahatsız etmiştir.
Marijuanna lahiti kaldırdığında birisi yatıryordu. Silence dedi yavaşça.
Ve birden bire uyandı... Bir garip gözüküyordu. konuşmuyordu. Olanları hatırlamaya çalışırken. bir kitap buldu Hephastios. Kitapda şu yazıyordu. Son Re-Bornlar Silence ve Phoenix'dir ikiside katledilerek, zehirlenerek, savaş alanlarında ölecektir. İkisi öldüğü vakit ruhları yetenekleri ve düşünceleri birleşecek ve sosaria'yı kara bir gökkuşağı gibi baştan aşağı saracaktır. Her kim onları uyandırdıysa şunu iyi bilsin. İki oğul bir bedende Hem savaşçı hem büyücü.
Deathcage Ex'Burn
Burnler gözlerine inanamadı. Herşey planlıymış herşey biliniyormuş dediler. Deathcage 500 yıl önce yaşamış Silence ve Phoenix'in babasıydı. İlk Katil lordlarındandı. Nasıl olur diye düşünüyorlardı.
Birden bire lahiti unuttuklarını fark etmişlerdi. Arkalarını döndüklerinde kara cübbeli sırtında Halberd'ı elindede büyülü bir kılıçla onu gördüler.
Ve şunu dedi. Dostlarım; Buraya beni uyandırmaya geldiğinizi biliyorum. Artık ben Silence veya Phoenix değilim. Bundan sonra adım Blackrainbow olarak bilinsin.....
İlk fermanıda şu oldu. Tüm lonca ve derebeyliklerine bu bildiri ulaklarla gönderildi.
Yapılan hiç bir şey cezasız kalmayacaktır. Akıttığınız her Burn'un kanı için elimden ne geldiyse yapılacaktır. Ne Deccal nede Mephistoles. Hepsi size yaşatacağım acılar yaşatacağım yenilgilerin yanında hafif kalacaktır.
An itibari ile The Burn'Out siyahlara bürünmüştür.