beyler selam.
inanılmaz bir rüya gördüm, rüya tabiri kitaplarına baktım, google a yazdım, son çare olarak rüya yorumlayan ablayı aradım fakat düşmedi. neden düşmedi bilmiyorum. neyse ben küfürümü edip kapadım telefonumu. sizden rüyamı yorumlamanızı istiyorum. YALNIZ DURUM ÇOK CİDDİ DALGA GEÇECEKLER FACEBOOKTA KOMİK VİDEO ALTINA YORUM YAPSIN LÜTFEN.
rüya herzamanki gibi sabah işe gitmek için hazırlanırmışçasına başlıyor, kalkıyorum, banyoya gidiyorum, dişimi fırçalıyorum, BURAYA DİKKAT TUVALETİMİ YAPMADAN ÇIKIYORUM TUVALETTEN. daha sonra giyinmeye gidiyorum, geçen günlerde bir tişört aldım, böyle gri çizgili desenli, aslında çizgili değilde düz gri değil, hani okul tişörtleri olur ya gri, noktalı noktalı öyle. tişörtün üzerinde dinazor var, ÖNEMLİ BURASI DİNAZORUN RENGİ SİYAH. dinazorlu tişörtün altına siyah kanvas pantolonumu giyiyorum. sonra yemek yemeye gidiyorum BURASIDA ÖNEMLİ ÇÜNKÜ BEN SABAH YEMEK YEMEM ASLA!! yemekte cornflakes yiyorum kakaolu. ama beklemek lazım ilk, corn flakes in yumuşağını severim ben. sonra susuyorum birde su içiyorum. ayakkabılarıma bakıp kumaş olanı seçiyorum, giyiyorum ve evden çıkıyorum.
buraya kadar birkaç nokta dışında herşey gayet sıradan. bostancı köprüsüne yürümeye başlıyorum, ordan metrobüslemi gitsem diye düşünüyorum boşver diyorum otobüs bekliyorum. 500t geliyor, fsm boştur diye düşünüp 500t ye biniyorum. ÖNEMLİ HAKKATEN FSM BOŞ, DOĞRU TAHMİN EDİYORUM. otobüsün camı açık ve benimde saçım hafif uzun olduğu için şekli bozuluyor saçımın, hafif feminen tavırlarla saçımın önünü yana yatırmak zorunda kalıyorum zaman zaman. önümde oturan karşı cinsinde böyle yapması dikkatimi çekiyor, "ondan daha az yapmalıyım" diyorum kendi kendime. saçları rüzgara bırakıyorum sonra. rüzgar güzelleşiyor bir anda, belirli bir yöne esmeye başlıyor. öyle oluncada saç cix duruyor zaten. neyse sonra 4.levente varıyorum, telefon titriyor sanıyorum fakat titremediğini anlıyorum. iniyorum otobüsten metroya doğru gidiyorum. akbili tam turnikelere yaklaşınca elime alıyorum, turnikeyi havalı bir şekilde itiyorum. oldukça cool gözüktüğümü hissediyorum o an.
neyse metroya biniyorum sonra, yerin bilmemkaç metre altında geçen yaklaşık 10 dakika ardından levente varıyoruz. insanlar yavaş hareketleniyor kapılara doğru BURASI ÖNEMLİ BEN HAREKETLENMİYORUM. çünkü mecidiyeköye daha gelmedik. yaklaşık 3 dakika sonrasında mecidiyeköye varıyoruz. kapıya doğru en son ben ilerliyorum, hergün yaptığım şey artık tecrübeliyim, acelesi yok yani. neyse 40 saniye süren yürüyen merdiven ve suratıma esen serin havanın ardından son düzlüğe giriyorum. merak ediyorum bugün koridorda ülkemin hangi köşesinden sanat icra ediliyor diye. BURASI ÖNEMLİ tulum çalan bir adam var. para bırakmıyorum, antipatik geliyor ama göz ucu ile bakıp, saygımı sunuyorum. son yürüyen merdivenler ise nispeten daha kısa, BURASI ÖNEMLİ METRO İSTASYONUNDAN ÇIKINCA MECİDİYEKÖY MEYDANINA ÇIKIYORUM. ki beklenmedik birşey değil bu.
meydanda şöyle bir etrafıma bakıyorum. kimse yok. inanmayın tabi meydan dolu, bir telaş bir koşuşturma.
BURASI ÖNEMLİ SONRA İŞE GİDİYORUM, EVE GELİYORUM, UYUYORUM.
işte rüya bu GİZEM YUVASI ABİ. ANLAMAK İSTİYORUM. AYDINLATIN LÜTFEN.