Çalışma odasında parşomenlerin içinde adeta kaybolmuştu Krisst..Çok yetenekli bir büyücüydü ve çalışma azmi kimsede görülmeyecek kadar çoktu.O bir drowdu,Kaos ve entrika tanrıçası ´Örümcek Tanrıça Lloth´'a tapardı..Lloth ona sayısız kez lütfunu göndermişti..Bazen kişisel yetenek bazen de bu lütuflar kurtarmıştı onu..Kara sanatta olduğu kadar kılıç kullanımında da bir hayli yetenekli oluşu onu genç yaşında bir general yapmıştı..Menzoberranzan'da yaşarken birçok kere suikast girişimlerinde bulundular düşmanları fakat hepsi şuan huzurla uyumaktalar..
Karanlık onun bölgesiydi ve hiçbir canlı,ne avcı ne de av kolay kolay kurtulamazdı..Yeryüzüne çıkışı ise Gölgelerde Yaşayanlar Birliği başkanı Raistlin Majere tarafından gelen cazip bir teklifle başladı..Ona sınırsız özgürlük ve güç tanımıştı..Güç Krisst'in en çok ilgisini çeken şeydi..
Birden kafasını bir yere sertçe çevirdi birşey unuttuğunu anlarcasına..Elindeki kalemi bıraktı ve umursamadan çok zor bir büyünün işaretlerini yapmaya başladı bunlar onun için çocuk oyuncağıydı.Elbetteki bir general olmak hiç de kolay birşey değildi ayrıca hergün düzenli olarak çalışırdı..Bir portal açmıştı Krisst ve girmeden Lloth'a dua etti kendini koruması için ve boynundaki obsidyen örümcek kolyesi ışıl ışıl parıldadı loş ortamda..Bir savaşta elde ettiği ganimet olan silahını aldı ve portaldan geçti..
Gittiği yer çok uzun zamandır avlamayı tasarladığı bir ejderhanın iniydi ve güvenlice yere ayak bastı..Pelerinini güvenle örttü ve etrafını muazzam gözleriyle süzmeye başladı.Burası bir mağaraydı ve yalnızca ejderha yaşıyordu içinde..Ortam çok karanlıktı ve bu da Krisst için avantaj gibi gözüküyor olsa da dragonla eşit durumdaydı.Dragonlar da onun gibi karanlığı okuyabiliyorlardı.Geniş bir alandı ve ejderha hazinesini arka tarafta saklıyordu.Krisst basit şeyler peşinde koşmayan biriydi ve bu hazineden ne çıkacağını gayet iyi biliyordu.Buraya geliş amacı da buydu..Isıya duyarlı gözleri ejderhanın sıcak nefeslerini kolaylıkla hissedebiliyordu ve av taktiğini uygulamaya başladı..Başka düzlemlerden yaratıklar çağıracaktı.Bu çok zor birşeydi ve bunun sonunda normal bir büyücünün bitkin düşmesi beklenirdi ancak bunu akıllarına pürüzsüz kazıyabilenler büyüden fazla etkilenmezlerdi..Hemen konsantre oldu ve bu sırada eğer ejderha gelirse diye yerlerde birkaç koruma rünü çizdi.Bu onu ejderhadan koruyacak görünmez bir duvardı..Gözlerini kapadı ve enerji akışını takip etti.İki kaşının arasında biriken güç önce omuzlarına,sonrada parmaklarına aktı..İstediği şeyi belirtmek için değişik bir dansa benzeyen figürler yapmaya başladı..Bir canlı bukadar şeyi nasıl akılda tutabilirdi ki?Bu nasıl bir çalışma ahlakıydı?Saniyeler geçti,Krisst'in gözleri hala kapalıydı birden açıldı ve o sırada üzerinde bulunduğu toprak sallanmaya başladı..Çağırdığı şey çok nadir görülen bir kuş türüydü..Tüysüzlerdi,pullarla kaplıydılar,kanatları vardı ve bir kuş büyüklüğündeydiler..Bunlar bir meteoru andırırcasına havada süzülüyorlardı.Ejderha o sırada uyukluyordu..Bu ışıltılar gözlerini aldı ve uykusundan homurdanarak uyandı..´Tiamat adına bu yaratıklar da nedir böyle!´dedi.Sesi çok derinlerden geliyordu sanki ve bu ejderha türünün gezegendeki en yaşlı olanıydı..Ne kahramanlar onu alt etmeye çalışmıştı da ejderha Klorg'un gazabıyla karşılaşmışlardı..Krisst kuşları Klorg'a saldı ve Klorg acı içinde bilinçsizce bir ateş topu fırlattı bu mağarasının duvarlarını biraz yıpratmıştı..Krisst dragonun arkasında belirdi..Elinde küçük bir iksir şişesi vardı ve içindeki çok değerli bir asitti.Krisst bunu ejderha Klorg'un sert ve pullu derisini eritmek için kullanıcağa benziyordu ve meşgul durumda olan dragonun beline bir sıçrayışta konuverdi..Şişenin kapağını açtı ve asiti yavaşça döktü..Bir ´coss´ sesi geldi ve pullar erimeye başladı.Kılıcını çok özel bir zehirle beslemişti ve kılıcı gerçekten özel güçleri olan bir nesneydi.Keskin ucunu batırabildiği kadar derinlere sapladı ve estetik bir taklayla yere indi..Ejderha feryat edercesine bir çığlık kopardı..Debelendi..Debelendi..Henüz kuşları yeni defetmişti başından ki,zehir etkisini gösterdi..Çok çabuk şekilde kanına karışmıştı zehir ve ejderhanın gözleri devrildi..Sonrada hantal vücudu...Krisst bir avı daha alt etmenin ona verdiği tutkuyla hemen hazineye yöneldi..Hazineden yüklü miktarda para çıktı bu para ile gelecek planlarını çok rahat şekilde gerçekleştirebilirdi ve çok mutlu oldu..Sikkelerin arasında mavi bir iksir şişesi gördü..Buz mavisiydi..Etrafı sanki buğulanmış gibiydi ve elini uzattğında soğuk olduğunu gördü..Ne olduğunu çözmek üzere çantasına attı ve hazineyi yüklemeye devam etti..Gözlerine aniden kara bir kılıç çarptı..Bu kılıç harika gözüküyordu.Simsiyah bir metalden yapılmıştı ve üzerinde çok büyük işçiliğin olduğu belliydi.Motifleri eliyle inceliyordu ve kılıcın büyülü bir kılıç olduğunu hemen anladı..Hem de kınında bir örümcek arması olan bir kılıç..Altında da Lloth'un adı yazıyordu..Kimbilir bu kılıç ne canlar alacaktı Krisst'in elinde..